• Berfin Bayar

Kadınların Yüzyıllardır Süren Güzellik Mücadelesi: Yüksek Topuklar


Fotoğraf: Vogue



Bugünlerde çokça konuşulan ve kadınları baskı altına sokan güzellik standartları, aslında yüzyıllardır biçim değiştirerek süregelen birçok gelenekle yaşamlarımıza müdahale ediyor. Yüz ve vücut görünümünden giyime, makyajdan saça her alanda dönem dönem değişen moda akımları sebebiyle kadınlar, yüzyıllardır kendilerini belirli kalıpların içine sokmakta ya da sokmaya çalışmakta. Kimi zaman tehlikeli boyutlara ulaşan bu moda akımlarının kuşkusuz hala en popüleri “yüksek topuklu ayakkabılar”.


Feminenliğin sembolü haline gelmiş ince ve yüksek topuklu ayakkabıların yani stilettoların tarihi, çok eski değil 1950’li yıllara dayanıyor. Ancak kadınların güzellik uğruna ayaklarına yaptıkları “işkence”lerin kökeni çok daha eski.


10. yüzyılda Çin’deki saray dansçılarının imparator önüne çıkarken ayaklarını ipek kumaş şeritleri ile sarmaları zamanla kadınların ayaklarını kumaşlara sıkı sıkı sararak deforme etmelerine yol açan bir geleneğe dönüştü (Foot-Binding). Çinli kızların ayakları, geleneksel ipek ayakkabılar içinde ne kadar küçük ve narin görünürse o kadar iyi bir gelin adayı olduğuna inanılan yaygın bir sosyal beklentiye uymak için, oldukça acı verici şekilde sistematik olarak deforme edilerek şekilsiz hale getirildi. Neredeyse bebek denecek yaşta başlayan bu işlem, o kişinin bir daha asla normal, akıcı bir şekilde yürüyememesine yol açarak, tüm hareket kabiliyetinin ömür boyu ciddi şekilde kısıtlanmasına sebep oluyor. Yakın tarihteki araştırmalar, ailelerin kızlarına bunu sadece evlilik uğruna değil aynı zamanda kızlarını evde tutarak, evin gelirine katkıda bulunan ev işleriyle meşgul olmalarını sağlamak için yaptığını da gösteriyor. Motivasyonu ne olursa olsun ayak bağlama geleneği, toplumların kadınların özgürlüğünü kısıtlamak için ne kadar ileri gidebileceğinin çok açık bir örneği…



"Foot-Binding" ayakkabıları



Ayak bağlama geleneği 1900’lü yılların başında yasaklansa da bunu hala gizlice sürdürenler oluyor çünkü kadınların bu şekilde statülerini sergilediklerine inanılıyordu. Hatta bazı kadınlar, uygulama her ne kadar barbar olsa da, bu geleneğin onları toplumda güçlü kıldığına ve daha iyi yaşam olanağı sunduğuna inanıyordu. Neredeyse ayaklarının deforme olmasından gurur duyuyorlar bile denebilirdi.


Tarihteki buna benzer olaylar şu an bize çok barbarca gelse de, şimdi bile modayı takip eden kadınların sivri uçlu ve sivri topuklu ayakkabıları rahatça giyebilmek için sağlıklı parmaklarını kısalttığı, hatta aldırdığı biliniyor.


Peki günümüzde ayaklarımızı “deforme” eden bu stilettolar nasıl ortaya çıktı?


İkinci Dünya Savaşı sırasında yapılan çalışmalar sonrası yeni malzeme ve tekniklerin üretilmesiyle birçok sektörde etkisini gösteren gelişmeler, moda dünyasında da dünyanın en ince topuğunu yapmayı mümkün kıldı. 5 mm çapında çelikten yapılan stiletto topuğu “iğne” adıyla anılmaya başlandı. 8-8,5 cm uzunluğunda ve çok ince uçlu topuk, seksiliği çağrıştıran ideal stiletto topuğu olarak kabul gördü. Adını kısa saplı ve ince uçlu bir tür İtalyan bıçağından alan stiletto topuğu, 1950’lerde yükselişe geçtiyse de kökeni aslında 19. yüzyıla kadar gidiyor.



Marilyn Monroe Fox Stüdyolarında beyzbol oynarken, 1952 | Hulton Archive/Getty Images



Kesin bir bilgi olmamakla beraber ilk stilettoyu kimin tasarladığına dair iki isim anılıyor. Biri ayakkabı tasarımına bir mimar gibi yaklaşan Roger Vivier. Vivier için siluet çok önemliydi. Ona göre ayakkabıda, ayağa tam oturan hafif bir kavis ve ince bir topuk, fetiş denecek kadar seksi görünüm sağlıyordu. 1953’te Kraliçe Elizabeth’e taç giyme töreni için ayakkabı tasarlayan Vivier, 1953-63 yılları arasında Christian Dior markası için ayakkabı tasarımları yaptı ve stiletto topuğa ek olarak virgül dahil birçok şekille de denemeler yaparak ayakkabılar tasarladı. Stiletto topuğun icadıyla ilgili öne çıkan bir diğer isim ise Marilyn Monroe, Audrey Hepburn gibi isimleri giydiren ünlü İtalyan tasarımcı Salvatore Ferragamo. Stilettolar, 1960larda sahneden büyük oranda çekilse de 1974’te Manolo Blahnik adlı modacının sivri topuklu, sivri uçlu tasarımları dönemin apartman topuklarının yerini aldı. Manolo Blahnik markası daha sonra 2000lerin başlarında Sex and the City’deki Carrie Bradshaw karakteriyle özdeşleşti ve adını herkesin aklına kazıyarak popüler kültürdeki yerini aldı ve stilettoları yeniden canlandırdı. Günümüzde stiletto denince akla ilk gelen Parisli ayakkabı tasarımcısı Christian Louboutin’in kırmızı tabanlı ikonik tasarımları ise stilettonun erotik ve fetişist bağlantılarını güçlendirdi.



Sex and the City, Carrie Bradshaw



Christian Louboutin | Kırmızı tabanlı tasarımı



Geçmişte kadınlar stiletto topukları daha çok gece giyimi için kullanır, gündüz kısa topuklu ayakkabılar giyerdi. Fakat ünlülerin her tür etkinliğe stiletto topuklularla gitmesi kadınlar arasında da yüksek topukların gündelik giyimde kullanılmasına neden oldu. Fakat kadınların kalın, blok topuklu ayakkabılar giymeye başladıkları 1990'larda moda sahnesinden neredeyse silinen stilettolar, 2000lerden sonra kadınların ofis kıyafetlerini bu ayakkabılarla tamamlamasıyla ve jeanlerle kombinlenerek günlük yaşama da dahil olmasıyla yeniden dönüş yaptı.


Her ne kadar Çin’de uygulanan ayak bağlama geleneği kadar bize barbar görünmese de, doktorlar bu akımı sağlıksız buluyor. İnce ve yüksek topuklar bilek burkulması, ayak tarağında çatlama, eklem iltihabı ya da omurilik bozukluklarına neden olabiliyor.


Bütün bunlara rağmen bugün çok sayıda kadın, acı çekse bile stiletto topuklardan vazgeçmiyor. Yüksek topuklarla yürürken vücutlarının aldığı biçim, ayaklarında yarattığı kavis ve uzun bacak yanılsamasından dolayı kadınlar, bu ayakkabıları giydiklerinde kendilerini daha özgüvenli, seksi ve şık hissettiklerini söylüyor.





1-Salvatore Ferragamo'nun Marilyn Monroe için tasarımı

2-Salvatore Ferragamo'nun Marilyn Monroe için hazırladığı altın rengi stiletto

3-Roger Vivier Shoe'nun Kraliçe Elizabeth için hazırladığı tasarım

4-Roger Vivier'in Dior için hazırladığı stilettolar

5-Manolo Blahnik tasarımı ayakkabılar

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör