• Ayşe Merve Çilingir

Rota: Tekirdağ-Uçmakdere-Şarköy-Saros


Fotoğraf: @uzaktabiryer




İstanbul’dan çıkıp, 1-2 gecelik kaçamak yapmak isteyenler için en bilindik rotalardan biri Saros Körfezi’ne uzanıyor. Hedef odaklı yolculukların aksine, yolculuğu da tatilin bir parçası haline getiren bu rota, iki gecelik tatilin her anını değerlendirmeyi olanaklı kılmak üzerine kurgulandı. Rota üzerinde konaklama ve ulaşım için birçok alternatif bulunmakla birlikte, yol üzerinde yer alan duraklama noktalarının çokluğu ve sık sık karşımıza çıkan kamp alanları, kişisel araba ya da motor ile ulaşımı ve çadır konaklamasını en iyi alternatif haline getiriyor.



İstanbul’dan körfeze ulaşımın da birkaç alternatifi bulunuyor. Her ne kadar burada çizilen rota en uzun seçenek olsa da, hedefi yalnızca deniz ve güneş olmayanlar ve yolculuğun kendisini de sevenler için en cazip alternatif. İstanbul trafiğinin neden olabileceği aksaklıkları bir kenarda tutarak, yaklaşık iki buçuk saatlik bir yolculuk sonrasında karşımızda ilk durak olarak Tekirdağ beliriyor. Tekirdağ’da kısa bir yemek molası vermek, günün geri kalanında rota üzerinde yer alan şarap evlerine uğramadan önce iyi bir fikir. Şehir merkezini algılayabilmek adına kısa bir gezinti de yapılabilir. Tekirdağ’ın ardından yine iki yol alternatifi beliriyor. Sahilde yer alan yol oldukça dönemeçli ve yer yer tehlikeli görünmekle birlikte, sağladığı manzara ve üzerinde bulunan yerleşimlerle bu çabaya değiyor.


Tekirdağ-Şarköy yolu


Tekirdağ-Şarköy yolu



Tekirdağ’a 25 dakikalık uzaklıkta Umurbey üzüm bağları bulunuyor. Umurbey Bağları, bu rotada bulunan şarap içilebilecek noktalardan yalnızca biri. Tekirdağ’a 60 dakika uzaklıkta ise yamaç paraşütü ve tırmanış sporlarıyla ilgilenenlerin aşina olduğu Uçmakdere yer alıyor.



Yolculuğunda doğa yürüyüşüne yer vermek isteyenler için burada Ganos Dağı’na çıkan bir parkurun başlangıcı yer alıyor. Orta seviye bir parkur olarak tanımlanan bu rotayı tamamlamak yaklaşık beş buçuk saat sürüyor. Rotayı tamamlamak şart değil tabi ki, biraz yürüyüş yapmak, manzaranın tadını çıkarmak ve Uçmakdere’de vakit geçirmek isteyenler için değerlendirilebilecek bir seçenek.


Uçmakdere, Ganos Yolu başlangıcı



Uçmakdere’nin ve 20 dakikalık bir yolculuğun ardından karşımıza şarap tadımı yapmak isteyenler için başka bir alternatif olan Melen Şarapçılık çıkıyor. Yolun bundan sonraki kısmında Şarköy’e dek deniz üzerine konumlanmış dalyanları görebilmek mümkün, ki dalyanlar bu rotanın en kendine has unsurlarından biri.


Şarköy yolunda yer alan dalyanlardan biri



Şarköy, hem yerleşim merkezi hem de merkez dışına uzanan eski usul gece kulüpleriyle nostaljik bir his yaratıyor. Şarköy’de çeşitli yerel üretim şarapların satıldığını görmek mümkün ancak alacağınız şarabın köpek öldürenden hallice çıkmayacağının garantisini vermek zor, dolayısıyla çevrede bulunan üreticilerden şarap alış verişi yapmak daha iyi bir seçenek. Şarköy’e yakın bağlardan bir diğeri ise on dakika uzaklıktaki Chateau Kalpak Bağları. Sadece bağ evini ve peyzajı görmek için bile uğramaya değer.


Chateau Kalpak Bağları girişi



Bu çok duraklı yolculuğun ardından Kavakköy’e dolayısıyla Saros Körfezi’ne ulaşılmış oluyor. Kavakköy’de yer alan Saros Kamp Alanı, tek gecelik çadır konaklamaları için uygun bir alternatif. Körfezin en iç noktasında bulunan bu kamp alanına güzel bir sahil eşlik ediyor. Her ne kadar bu uzun yolculuğun ardından gün bitmiş olsa da, sabahın ilk ışıklarıyla denize girmek için güzel bir seçenek.


Saros Kamp Alanı plajı



Kavakköy’ün ardından rota körfezin güneyine doğru uzanıyor. Körfezin güney yakasında ardı ardına ufak yerleşim grupları yer alıyor. Kavakköy’e 20 dakika mesafede yer alan Güneyli de bunlardan biri. Güneyli, yazlıklardan oluşan oldukça küçük bir yerleşim. Burada göz önünde bulundurulması gereken nokta nakit ihtiyacı. Yazlık gruplarından oluşan bu yerleşimler tam olarak bir merkezi yerleşim olmadığı için burada bankamatik bulunmuyor. Nakit ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz en yakın nokta, Güneyli’ye 20 dakikalık mesafede yer alan Gelibolu.



Güneyli’nin merkezinde bir halk plajı yer alıyor. Zaman zaman oldukça rüzgârlı olabilen bu noktada, denize girerken bira içip bir şeyler atıştırabileceğiniz işletmeler de yer alıyor. Alkol alış verişi için birkaç nokta varken A101 karşımıza çıkan tek büyük market. Güneyli merkezde, deniz kenarında rahatça iki üç saat geçirilebilir ve akşam yemeği burada yenebilir. Gece konaklama için burada çok sayıda pansiyon yer almakta. Çadır alternatifini değerlendirmek isteyenler için Güneyli merkezde ve biraz dışarda çeşitli alternatifler mevcut.


Bunlardan biri beş dakikalık uzaklıktaki Fatma Kadın Koyu. Burası kamp alanı olmayan yine de çadır

kurulabilen bir koy ancak en iyi alternatif değil. Yine de tenha olduğunda konaklamak için güzel bir

nokta olabilir. Fatma Kadın Koyu’nda, ilk Dünya Savaşı’ndan kalmış bir siperlik de yer almakta.


Fatma Kadın Koyu



Çadırla konaklayabileceğiniz bir diğer alan ise Fatma Kadın Koyu’na beş dakika mesafede yer almakta. Kendine özel bir ismi bulunmayan bu alanda Güneyli Spor Kulübüne ait küçük bir işletme ve Güneyli Kamp Alanı yer almakta. Burada her ne kadar ufak bir işletme bulunsa da açık ya da kapalı olacağının bir garantisi yok, o yüzden alış veriş yapıp öyle gitmekte fayda var. Onun dışında tuvaleti bulunan bu alanda düşük fiyatlara konaklamak mümkün. Geceleri fazlaca tenha olan bu alan, sessiz bir tatil tercih edenler için iyi bir nokta, öğlen saatlerine doğru günübirlikçiler geliyor, çadırla konaklayan ise çok az ya da yok.


Güneyli Kamp alanı


İki gecelik çadır konaklamasının ardından, dönüş yolu öncesinde sakin bir gün için en iyi alternatif Güneyli ile Fatma Kadın Koyu arasında yer alan Orkide Plajı. Burada yer alan Orkide sitesinin içinde bulunan plaja dışarıdan girmek mümkün. Plajda yer alan işletmeden bira ve ufak tefek yiyecekler temin edilebiliyor. Şimdiye dek bahsedilen plajların en kalabalık olanı bu, ancak yine de tıklım tıklım dolu diyebileceğiniz bir manzara söz konusu değil. Berrak denizi ve havlunuzu atabileceğiniz teraslarıyla deniz tatili için bu rota üzerindeki iyi noktalardan biri. Akşam üzerine kadar burada vakit geçirdikten sonra dönüş yolu için gelinen rota değil, ana yol tercih edildiğinde üç buçuk saatlik bir yolculukla İstanbul’a varılabiliyor. Yine de bu süreyi uzatmamak adına dönüş saatini İstanbul trafiğinin minimum olduğu zamana denk getirmek en mantıklı seçenek, özellikle Pazar günü akşam saatlerinde bütün hafta sonu tatilcileri dönüşe geçmiş oluyor.


İyi tatiller!



Çizimler ve fotoğraflar: Ayşe Merve Çilingir

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör