• Yağmur Kaya

Tanışma Dosyası: Ersin Acır

Son zamanlarda, yaptığı manipülasyonlarla adını sıkça duyduğumuz dijital sanatçı Ersin Acır ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik ve bu farklı dünyaları bir araya getiren kişiyi biraz daha yakından tanıdık.




Öncelikle Ersin Acır kimdir? Bize biraz kendinden bahseder misin?


Herkese merhaba. Ben Ersin, 24 yaşındayım. Doğma-büyüme Antalyalıyım. 2010’da başlayan freelance grafik tasarım sürecime devam etmekteyim. Onun dışında lise ve üniversite eğitimimi grafik üzerine yaptığım için şu an yüksek lisans eğitimime de grafik üzerine devam ettirmekteyim. Tüm bunların dışında çok fazla film, dizi ve belgesel izlerim. Bisikletime biner her yeri gezerim. Doğa ile iç içe bir insan olduğum için yeşilliğin kalbine yürüyüşe çıkarım. Bol bol araştırırım, gizemli şeylere her zaman merak duyan bir insanım. Dünyada ilginç her ne varsa araştırmaya bayılırım. Vaktimin çoğu pandemi ile birlikte bilgisayar başında geçmekte. Ben de bu vakti en iyi şekilde değerlendirmek için yeni eserler üretiyor, kalan vaktimde grafik tasarım üzerine ne kadar blog, sanat eserlerinin olduğu site varsa göz atıyorum. Şu sıralar en keyif aldığım işlerden biri de bunlar.



Grafik tasarıma ilgin olduğunu nasıl fark ettin/nasıl başladın?


Çok küçük yaşlarda başladım bu serüvene. 6-7 yaşlarımda keçeli kalemleri elime alıp otomobil çizimleri yapar, onları boyardım. O zamanlar otomobillere karşı epey ilgiliydim. Yaşım ilerledikçe öğretmenlerimin sayesinde ‘’sen resim okumalısın’’ sözleriyle bu alana yavaş yavaş giriş yapmış oldum. Karakalem portre çizimlerine başladım ve liseye kadar bu şekilde devam etti. Fakat lisede hayatımın dönüm noktasına gelmiştim. Grafik tasarım ve fotoğraf ile ilk o zaman tanıştım. Her insan gibi ben de bilgisayara çok ilgiliydim ve bilgisayar üzerinden dijital çizimler yapmak epey keyif vermişti. 2010’da Photoshop ile tanıştım ve tüm hayatım değişti…



Tasarım sürecin nasıl işliyor?


Eserlerimi hazırlarken öncesinde hiçbir hazırlığım olmuyor. Kendimi kötü mü hissediyorum? Oturuyorum bilgisayarın başına… Keyfim yerinde mi? Oturuyorum bilgisayarın başına… Çünkü bu iş bana çok iyi geliyor. Ben eserlerimi üretirken acısıyla, tatlısıyla bir bütünlük sağlıyorum. Hayal gücümde o an ne canlanıyorsa, ne hissediyorsam onları döküyorum eserlerime.


Çalışmaya başlarken güzel bir müzik açıyorum. Daha sonra tabletimi hazır edip, Unsplash sitesine giriyor o an hangi fotoğraflar karşıma çıkarsa kurgu süreci başlamış oluyor. Planlı yapılan işler hiç bana göre değil. Plansız bir fotoğrafa bakıp anlık kurgular yapmak inanılmaz keyif veriyor.


Geriye kalan zaman diliminde uygun fotoğrafları biriktirip, deneme yanılma yöntemiyle en uygun planı oluşturup çalışmalarıma başlıyorum. Bu zamana kadar bu yöntem hiç beni yarı yolda bırakmadı. Sonunda muhakkak ‘’bana göre’’ iyi bir iş çıkarmış oluyorum. Sonuç beni mutlu edince de Instagram hesabımda değerli takipçilerim ve sanatçı arkadaşlarım ile paylaşıyorum.



Profesyonel olarak kurumsal kimlik, logo, afiş tasarımları da yapıyorsun ama biz seni daha çok, yaptığın foto manipülasyonlarınla tanıyoruz. Eserlerin için nasıl ilham alıyorsun?


Evet. ‘’Profesyonel’’ çok göreceli bir kavram. Elimden geldiğince güzel işler ortaya koymaya çalışıyorum. Fakat gün geçtikçe üzerine daha fazla şeyler koymaya başlayınca devam edeceğiniz alanı azaltmaya gitmek her zaman daha emin adımlar atmamızı sağlıyor. Şu an kurumsal kimlik ve afiş dışında daha çok sadece logo tasarımı üzerine mesleğimi devam ettiriyorum.


Çalışmalarımda bana en çok ilham veren şey şudur diyemem fakat doğadan esinlendiğim çalışmalarımı çok seviyorum. Kim bilir belki de ilham kaynağım tabiattır…



Yalnız Panda & Uçan Araba | Ersin Acır



Çalışmalarını nasıl tanımlıyorsun?


Pandemi yüzünden günümüzün çoğunu evde geçiriyoruz. Kısıtlamalar nedeniyle gönlümüzce pek çıkıp dolaşamıyoruz. İnsanlar sıkıldılar ve bunaldılar. Bu yüzden çalışmalarımda bir gün kuşlar gibi özgür olacağımız günleri hayal ederek, bazen gökyüzünde seyahat eden bir tramvayda oluyorum, bazen ise sonsuz maviliklere yelken açmış bir gemide buluyorum kendimi. Çünkü orada hep özgürüm ve yeni maceralar beni bekliyor…



İdeal çalışma ortamını nasıl tanımlıyorsun?


Ofis, ajans gibi yerlerde çalışan insanlar için pek mümkün olmayabilir ama evden çalışan insanlar için dört duvar arasına sıkışıp kalmamalarını tavsiye ederim. Özellikle sanatçı insanlar için kendilerini özgür hissedebilecekleri, rahat rahat çalışabilecekleri, ilham alabilecekleri yerlerde kendilerine bir çalışma ortamı oluşturmaları gerektiğini düşünüyorum.


Kendimden örnek vermek gerekirse ben çok sıkıldığım zaman laptopumu alır bahçede çalışırım. Kuşların cıvıltıları, rüzgarın sesi, içimi ısıtan güneş bunlar bana inanılmaz güzel çalışma ortamı sağlarlar. Yeri gelir kahvemi veyahut çayımı alır balkonda dağlara,denize bakarak çalışmalarımı yürütürüm. Tabii her insan bu kadar güzel koşullara sahip olamayabilir. Yaşadığımız yeri özellikle çalıştığımız ortamı güzelleştirmek bizim elimizde. Yeter ki çabalayalım, isteyelim ve harekete geçelim…



İlham aldığın/beğendiğin sanatçılar kimler?


Erik Johansson derim, tek geçerim. Çünkü bizim fotoğraflarla birleştirip ortaya koyduğumuz eserleri o gerçek hayatta yapıyor ve fotoğrafını çekip istediği görüntüyü elde ediyor. Bu işe başlarken onun işlerini çok beğendiğim için başladım ve günün birinde daha ileriye götürebilirsem ben de bu tür işlere imza atmayı istiyorum.



Bulutların Üzerinde



Deniz Yatağı



Deniz Kuşları



Uzay Sörfü




Son İnsan



Ersin Acar'ı takip etmek ve diğer çalışmalarına bakmak için buraya↗ tıklayabilirsiniz.

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör