• Nurhilal Önür

Sanat Tarihinde Aşıklar

Sanat Tarihinde birçok sanatçının konusu olmuştur aşıklar. Bu aşıklardan kimi birbirini öperken, kimi vedalaşırken, kimi de flört ederken karşımıza çıkıyor. Bugün size birçok döneme ait bu aşıkların 10 tanesinden bahsedeceğim.


İlk olarak Dante ile Beatrice'in resminden başlamak istiyorum. Beatrice 1265-1290 yılları arasında Floransa'da yaşadı ve evliydi. Dante ise ona hayrandı. Öyle hayrandı ki herkes tarafından bilinen İlahi Komedya'yı yazarken ilham kaynağı yine Beatrice'ti. Dante'nin Beatrice ile ömründe yalnızca iki kez karşılaştığına inanılıyor. Birisi daha çocukken, diğeri de gençlik yıllarında. Aşağıda gördüğümüz yüksek ihtimal parşömen üzerine yapılmış bu resim de, gençlik yıllarındaki ikinci kez olan karşılaşmayı tasvir ediyor.


Dante ile Beatrice'in Buluşması, İtalyan Okulu, 13. yüzyıl



İkinci olarak bahsedeceğim sanat tarihinde en çok bilinen bir diğer resim Arnolfini'nin Evlenmesi. Çift portrelerinin en ikoniklerinden. Ressam Jan van Eyck'in, Giovanni di Nicolao ve eşi Giovanna Cenami'yi resmettiği bu portrede giyimleri, duruşları, bulundukları yerin güzelliğiyle en çok statülerinin yüksekliğini görüyoruz aslında. Bununla birlikte resim o kadar incelikli yapılmıştır ki, arkadaki aynada çiftin yansımasını bile rahatlıkla görebiliyoruz.


Arnolfini'nin Evlenmesi, 1434, Londra Ulusal Galerisi



Üçüncü aşık portremiz Hanımeli Çardağı. Ressam Peter Paul Rubens karısı Isabella Brant'le yer aldığı bu resmi kendisi çizdi. Yeni evli çift bir hanımeli çardağının altında oldukça şık olarak oturmaktadır. Elele oluşları yüzlerindeki sakin ve mutlu halleri izleyiciye çok güzel aktarılmaktadır.


Hanımeli Çardağı, 1609, Alte Pinakothek,Münih



Dördüncü bahsedeceğim resim Öpücük. Francesco Hayez'in 1859 yılında yaptığı bu resimde birbirlerini tutkuyla öpen bir çifti görüyoruz. Sanki bir süre ayrı düşecekleri için vedalaşma öpücüğü gibi. Elbiselerin parlaklığı ve doğal ışık kullanımı ressamın Venedik tarzındaki eğitimini de ortaya koymakta.


Öpücük, 1859, Pinacoteca di Brera, Milano



Beşinci portemiz James Tissot'a ait olan Veda Ederken. Aralarında demir bir çitin olduğu çift birbirlerine veda ediyor. Adam yakın olabilmek için iyice demir çitlere yaklaşmış vaziyette. Kadının üzgünlüğünü yüzünden hissedebiliyoruz. Üzgün görünüşleriyle vedayı ne kadar iyi anlayabiliyorsak kadının belinden sarkan makasla portre üzerinde düşüneceğimiz soru işaretleri de oluşuyor. Belki öylesine belki de bütün ipleri koparmak için sembolize edilmiş bir araç. Ressam bu portre üzerinde Paris'ten Londra'ya taşındıktan sonra çalışmış. Belki de kendi yer değişikliğini böyle sembolize etmiştir. Kim bilir?


Veda Ederken, 1871



Altıncı ve benimde en çok sevdiklerimden biri olan Vincent Van Gogh'a ait Aşık Bir Çift. Kadının erkeğe kolunu attığı portrede arkaları dönük bir çifti görmekteyiz. Renklerin canlılığı güneşin sanki tam tepede olduğu bir vakitte yapılmış bir porte görüntüsünü hissettiriyor. Yine o Van Gogh'a özgü sarıyı portenin genelinde görüyoruz.


Aşık Bir Çift, 1888



Yedinci olarak bahsedeceğim eser Auguste Rodin'e ait Öpücük adlı heykel. Tam anlamıyla romantik bir heykel diyebiliriz. Hatta sanki bir heykel değil gerçek bir çift karşımızda duruyor. Aralarındaki tutkuyu tam anlamıyla hissedebiliyoruz. Bu heykel Dante'nin İlahi Komedyası'nın karakterleri olan Paolo ve Francesca'nın ilk öpücüğünden esinlenerek yapılmış. Francesca'nın kocası bu anı yakaladığı için ikisi de sonsuza kadar cehennemde kalmaya mahkum edilmiştir. Mermerden olan bu eseri yapmak sanatçının tam on yılını almıştır.


Öpücük, 1888-98, Rodin Müzesi, Paris



Sekizinci olarak size Gustav Klimt'in Aşkın Alegorisi isimli portresinden bahsedeceğim. Aslında Klimt'i bir çok çift portesiyle biliyoruz. En ünlüsü de herkesin bildiği Öpücük portesi. Bugün bahsedeceğim bu resmi Gustav Klimt Viyana'daki Gerlach&Schenk'in ''Alegoriler ve Amblemler'' isimli koleksiyonu için yapılmış. 19. yüzyıl sonlarında yapılmasına rağmen kadının giydiği elbise oldukça romantik duruyor. Kafasını arkaya atmış gözleri kapalı kadın erkeğin öpücüğü bekliyor. Yansıma gibi gördüğümüz tablonun üst tarafındaki portreler kadın suratlarıyla hayatın çeşitli aşamalarını tasvir etmiş.


Aşkın Alegorisi, 1895, Viyana Müzesi, Avusturya



Dokuzuncu tablomuz Edvard Munch'a ait Kıyıdaki Aşıklar. Aşk konusu Munch'un favori konularından biriydi. Bu tablosunda birbirlerine yaslanmış ya sohbet eden ya da önlerindeki manzarayı izleyen bir çifti görüyoruz. Manzarasıyla, renkleriyle canlı ve enerjik bir resmi seyrediyoruz.


Kıyıdaki Aşıklar, 1911-1913



Onuncu ve son tablomuz Gotthardt Kuehl'e ait Kafedeki Aşıklar. 1915 yılına ait bu tablo bir mekanda masada oturmuş çifti görüyoruz. Adam masadan kadına uzanarak eline uzanmış fakat kadın bir hayli ilgisiz. Sanki adam gönlünü almaya çalışıyor gibi bir izlenim var. Resimden ziyade fotoğraflanmış gibi doğal bir haldeler.


Kafedeki Aşıklar, 1915

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör