• Neslişah İnan

Rota: Kaş!


Fotoğraf: Neslişah İnan



Nerede kalmıştık? Mart’ın en başında sanki. 2020 yazına yeni yeni tatil planları yaptığımız günlerde. Bir salgın ile alışkanlıklarımızın, rutinlerimizin, iletişim yollarımızın düpedüz değişmesinin tam öncesinde…


Artık “yeni normal” ile sahip olmak istediğimiz şey ürün, hizmet değil; sadece daha çok deneyim. Deneyimin getirdiği daha çok haz, keşfetme heyecanı, yeniliğin coşkusu, anın mutluluğu, mekanın keyfi…


İşte tam da bu nedenle; size son 4 yıldır her yaz deneyimlediğim, her gittiğimde farklı heyecanlandığım, çok şey keşfettiğim, belki de en keyif aldığım yeri yazacağım: Kaş’ı.


Çünkü henüz Eylül’ü bitirmemişken, izole bir keyif deneyimi için hala şansınızın bol olduğunu düşünüyorum.


Bugün birçok platforma “Kaş” yazdığınızda karşınıza çıkacak binlerce önerinin ötesinde, Kaş’ta nerede nasıl hissedilir bunu yazmaya çalışacağım.


Hadi başlıyorum:


Keşfetmenin heyecanı ile başlamışken, Kaş’a kadar gidip dalış yapmadan dönülemez! Buranın denizaltı yaşamındaki canlı çeşitliliği ve renkliliği görmeye değer. Onlarca dalış noktası var Kaş’ta, 15-20 dakikada tekne ile istediğiniz noktaya ulaşabiliyorsunuz. 5 metre dalarak bile her renkten canlıyla tanışabilir, kendi dünyanızın dışına taşabilirsiniz. Ki bence mutlaka taşmalısınız! Çünkü yıllarca “yapamam” dediğiniz her şeyi yapmanızın mümkün olduğunu dalış sırasında hissedeceksiniz. Bu noktada önerim; sizi serinkanlı tutacak, keyfinize de keyif katacak Umut Hoca ile bu deneyimi tatmanız. Dalış ilk denemeden sonra tekrar tekrar deneyimlemek istediğim bir şey. Şimdilerde benim listemde dalış eğitimi almak ve gece dalışı yapmak var. Belki orada karşılaşırız, bir noktada.





Geliyorum “Ne yenir, en çok da ne içilir?” konusuna. Kalabalık arkadaş ortamındaysanız, ya da sadece bir

dostunuzlaysanız, Kaş’ta ilk gece rakı içilir. Kaş’ta son gece de rakı içilir. Bana sorarsanız, orada her gece rakı içilir.


Kaş’a gelmişken, Zaika Ocakbaşı↗ ’nın, kendini "Akdeniz Ocakbaşısı" olarak tanımlayan bu mekanın, Şaşlık ve Zaikas’ının tadına mutlaka bakılır. Mezeleri de ayrı keyiflidir: Hatay usulü mütebbel, Fas usulü börülce, muhammara, kaya korucu benim favorilerim. (Küçük bir not: buranın en sevilesi yanı servis için yalnızca kadınların istihdam edilmesi.) Burada, keyifle saatlerce sohbet edilir, arkadan gelen müzik sohbetinizi bölmez, hafif bir eşlik etme ve kadeh kaldırma isteği verir. Ancak en az 1 ay önce rezervasyon yaptırmanız gerekir.)



Fotoğraf: @zaikaocakbasi



Zaika’dan çıktınız, keyfiniz çok yerinde, hafif de sarhoş olmuşsunuz böyle çakırkeyif… Hemen o sokakta canlı müzik yapan Hijazzbar’da, müziğe biraz kendinizi bırakmadan ve bir iki tek atmadan oradan çıkmayın. Ya da benim gibi, alkol sonrası tatlı yemeden kendine gelemeyenlerdenseniz, hemen sahilde nutellalı ve muzlu tava dondurması almadan geceyi bitirmeyin derim.


Dedik ya, Kaş’ta her gece rakı içilir diye. Öyle en pahalı, en gösterişli mekanlarını önermeyeceğim. Ama gündüz denize girilen Büyükçakıl Plajı'na akşam atılan masalarda, salaş bu ortamda yeni bir şişe rakı açılır. Yalnızca dalga sesiyle ve loş ışık eşliğinde sabaha kadar sohbet edilir. Ya da öylece şezlonglara uzanıp İstanbul’da çok da görmeye alışık olmadığımız yıldızlar da izlenebilir.


Rakı’dan devam edelim. Velev ki yanında deniz mahsulü olsun istediniz. Malum hemen yanı başımızda Yunanistan’a gitme hayaliniz de bu yaz suya düştü. Sardelaki Greek Tavern sizi o hayale götürür. Hatta gün batımını izlemek için de harika bir tercihtir.


Kaş dedik, gün batımı dedik, an ve deneyim dedik; aklıma ilk Dejavu Bar geliyor. Belki bundan ilk bahsetmem gerekirdi. Çünkü benim “an”da olduğumu en çok hissettiğim yer; şüphesiz burası. İsmi de manidardır; size hayatın içindeki döngülerin varlığını, güneşin döngüsüyle gösterir. Gün batarken, turuncu ve mavi birbirine karışırken, bir döngünün daha tamamlandığını ve yenisinin geldiğini hissedersiniz. Kokteyl yudumlayıp, biten döngünün sessizliğini, yeni gelenin de heyecanını hissetmek için çok çok keyifli bir terastır.



Fotoğraf: Neslişah İnan



Kaş Marina da merkezin kalabalığından ve çeşitliliği bol görüntüsünden uzak, ayrı bir keyiflidir. Burada da Oxygen Pub kalabalıktan böyle bir an uzaklaşmak, keyifle bira yudumlamak, gün batımını marinadan izlemek, hatta Jazz festivaline denk getirip canlı müzik dinlemek için harika bir tercihtir. Hele vejetaryenseniz, size göre harika burgerleri mevcut.



Fotoğraf: @oxygenpub



“Hızlı atıştırayım, gidilecek çok mekan, yapılacak çok şey varmış” diyorsanız: isimlerinde birbirine tatlı rekabeti olan yan yana iki mekandan bahsedeceğim: Mantıcı ve Spagettici. İkisi de ayrı leziz. Kısa bir öğle yemeğinde lezzetli bir mantı veya büyük bir porsiyon lazanya için gidilebilir. İtalyanlar için bir başlangıç olsa da benim ana yemek yerine bile koyabileceğim: Bruschetta ve yanında Prosecco vazgeçilmezdir. Buranın hemen yanı başındaki Frida Pub’ın rengarenk kokteyllerini ya da leziz hamburgerini de deneyebilirsiniz.


Peki “Biz bu buz gibi denize nerede gireceğiz?” derseniz, Büyükçakıl’ın yanı sıra Küçükçakıl seçeneği de unutulamaz. Derya Beach↗ bence buranın en rahat edilesi plajı, hem de en iyi kafelerinden birini içinde barındırıyor. “Ben bu dönemde evden çalışıyorum, burada işe devam ederim, interneti olsun ama arada kendimi soğuk suya bırakayım, çalışırken biramın yanına patatesim de gelsin, pizzası da müthiş olsun” diyenler için güzel bir tercihtir. Ayrıca akşamları müthiş hızlı bir dönüşümle ışık manzarasının izlenebildiği keyifli bir bara dönüşür. “3. Yeniler dinlemek, hafif de dans etmek isterim” derseniz, gece burada eğlenceye devam edebilirsiniz.



Fotoğraf: Neslişah İnan



“Nerede kalalım?” diyenler için: çadırınızı kapıp gelebilirsiniz. Ama benim gibi çadırla aranız pek iyi değilse; misafirperverliğinden ve sıcakkanlılığından emin olduğum bir pansiyon öneririm: LimonApart. Burada evde olduğunuzdan farklı hissetmezsiniz. Sonbahar boyunca da “ben uzaktan çalışmaya devam ediyorum” diyorsanız, ev yerine LimonApart’ın rahatlığında çalışmaya devam edebilirsiniz. İnternet sitelerinden↗ rezervasyon yaptırabilirsiniz. Eylül ve Ekim boyunca da bol bol C vitamini tavsiyesine hazırlarmış!



Fotoğraf: @limonapart



Dedik ya artık deneyim almanın vakti! Bizi en çok bu heyecanlı tutuyor.


İyi tatiller!

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör