• Hatun Vera Altunöz

Ryan Murphy'nin Psikolojik Gerilim Dizisi: Ratched


Kaynak: Saeed Adyani | Netflix



78. Altın Küre adayları açıklandı ve bizler de sonuçları öğrenmek için sabırsızlanmaya başladık. Neyse ki sonuçları öğrenmemize çok az kaldı. En İyi Dizi (Drama) kategorisinde yer alan "Ratched" adlı diziden sizlere biraz bahsetmek istiyorum. Ratched dizisi sekiz bölümden oluşan birinci sezonuyla 18 Eylül 2020 tarihinde Netflix’de yayınlandı. Şu an iki sezon olarak onay alan dizi, “One Flew Over the Cuckoo’s Nest”‘ten uyarlanan bir Amerikan psikolojik gerilim internet dizisi. Yayına girer girmez Türkiye Top 10 listesinde kendine yer bulan dizinin detaylarına hep birlikte bakalım.


Psikolojik gerilim türüyle Eylül ayında Netflix’de yayınlanan Ratched dizisinin fragmanını izlediğimde sağlam oyuncu kadrosunun ve dizinin kurgusunun beni etkilediğini söyleyebilirim. Diziyi izlemeden önce "Anne With An E" dizisini izlemekle meşguldüm. Anne’nin masalsı dünyası, gerilimden uzak hayatıyla o kadar meşguldum ki, biraz da olsa gerilim istediğimi fark ettim. Normalde gerilim pek sevmem, hatta kan veya bir yerlerin kesilmesi gibi görüntüler pek hoşuma gitmez. Ancak söylediğim gibi Ratched dizisinin yayınlanan fragmanı ben de aşırı merak uyandırması sebebiyle yayına girer girmez zaman kaybetmeden izlemeye koyuldum.


Şimdi dizideki karakterleri biraz daha yakından inceleyelim. Diziyi izlerken her bir karakterin oldukça ilginç olduğunu görüyoruz. Öncelikle Mildred Ratched karakterinden bahsetmek istiyorum. Ratched’i şu şekilde tanımlayabilirim: Sakin, donuk, istediğini yapmak için her şeyi göze alan, kardeşine bağlı, gizemli ve güçlü bir karakter. Kendisi dört rahibin öldürülmesiyle ceza alan Edmund Tolleson’un ablası. (Edmund ile ilişkisini detaylı olarak 6.bölümdeki kukla oyununda izliyor olacaksınız.)


Edmund Tolleson, Lucia Eyalet Hastanesinde kalıyor ve Mildred kardeşine yakın olup ona yardım etmek için hastanede hemşire olarak işe alınmak istiyor. Bu istediğini bir şekilde Doktor Hanover’a kabul ettiriyor ve hastanede önce hemşire, daha sonra başhemşire olarak görev alıyor. Hastane’de Doktor Hanover’a daha yakın olan Mildred, onun peşinde olanlara yardım ederek bir şekilde kardeşine yardım etmek için tüm taşları hazırlamaya koyuluyor. Kısacası Mildred’in hemen hemen her bölümde amacına ulaşmak için her şeyi göze aldığına ve bunları sakinlikle uyguladığına şahit oluyoruz.


Dizideki oyuncu kadrosu oldukça sağlam demiştim. Sarah Paulson, Cynthia Nixon, Peter Wittrock, Judy Davis ve Sophie Okonedo gibi isimlere ek olarak Sharon Stone’nun da yer alması dizinin oyuncu kadrosunun başarısını gözler önüne seriyor. Sarah Paulson-Mildred, Cynthia Nixon-Gwendolyn Briggs, Peter Wittrock-Edmund Tolleson, Judy Davis-Betsy Bucket ve Sophie Okonedo-Charlotte Wells karakterlerine hayat veriyor. Dizinin en güçlü isimlerinden olan Sharon Stone ise Lenore Osgood karakteriyle bizleri büyülüyor.


Doktor Hanover karakterini ayrıca ele almak istedim. Jon Jon Briones dizide Doktor Hanover karakteriyle karşımıza çıkıyor. Doktor Hanover, Lucia Eyalet Hastanesi’nde en yetkili kişi. Ancak hastane öyle bir yer ki burada döneminde hastalık olarak adlandırılan eşcinsellik, çoklu kişilik bozukluğu, şizofreni, melankoli gibi hastalıklar etik olmayan yöntemlerle giderilmeye çalışılıyor. Lezbiyenler kaynar su ve buz tedavileriyle iyileştirilmeye veya diğer rahatsızlıklarda lobotomi yöntemi tercih ediliyor.


Dizide Doktor Hanover’in aslında başarılarına pek de tanık olmuyoruz. Diziyi izlerken doktorla ilgili şu sahne beni oldukça etkilemişti: Charlotte Wells adlı hastasına tedavisiyle ilgili yardımda bulunmasından sonra bunu başardığını fark ediyor. “İlk defa gerçek anlamda birisine yardım ettim.” diyerek ağlaması gerçekten etkileyiciydi…


Son iki bölümü izlerken birçok sahnede aşırı derecede şaşırdım. Hiç ama hiç ummadığım şeyler oldu. Sanırım en çok Doktor Hanover’a üzüldüm. Yani doktor kendi çapında yararlı olmaya çalışsa da tüm yaptıkların sonuçsuz kalması ve ailesini ikinci plana atmasına sebep olan mesleği yüzünden başına bunların gelmesi gerçekten üzücü bir durum olsa gerek.


İkinci sezonda bizi neler beklediği ile ilgili şimdiden heyecanlıyım. Edmund’un hastaneden Charlotte ile kaçması ve Mildred’in Gwendolyn ile başka bir hayata başlaması dizideki ilginç detaylardan sadece birkaçı. Kardeşini kurtarmak isteyen Mildred’in hedefi sanırım ikinci sezonda bambaşka hale dönüşecek. Sabırsızlıkla ikinci sezonu bekliyor olacağım. İzlemeyenler için de eğer psikolojik gerilim seviyorsanız listenize ekleyin derim.


78. Altın Küre'de En İyi Dizi (Drama) kategorisindeki diğer adaylar şunlar; Ozark, The Crown, The Mandalorian ve Lovecraft Country. Acaba kendi kategorisindeki diğer adayları eleyip ödülün sahibi olacak mı, yoksa başka bir aday mı ödülü kazanacak? Bunların cevabını hep birlikte çok yakında öğreneceğiz. Bu kategoride kendi favorimi de söylemek istiyorum, elbette The Crown. Bakalım ödül töreninde neler olacak…

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör