• Hatun Vera Altunöz

Nomadland: Chloé Zhao'nun Oscar Ödüllü Bir Yol Filmi

Sinema dünyanın en prestijli ödül töreni olan Oscar pandemi sebebiyle ertelenmişti. Ertelenme olunca ister istemez sonuçları daha çok merak ettik, ödülün olacağı günü bekleyip durduk. Oscar ödülü törenini benim gibi sabırsızlıkla bekleyenler hangi filmin ödül alacağını tam olarak kestirememiş olabilir. Çünkü kategoride yer alan filmlerin çoğu bana göre iyi filmlerdi. "The Father", "The Trial of the Chicago", "Minari" ya da "Mank" olsun, hepsinin kendine göre ayrı bir güzelliği bulunuyor. Bu yüzden ben net olarak kesin şu film alır diyemedim. Ödül töreninden önce aslında sadece adaylık sayısına bakarak 10 adaylığı bulunan "Mank" filminin ödüle daha yakın olduğunu düşünsem de ödülün sahibi 6 adaylığı olan "Nomadland" filmi Nomadland, "En İyi Film", Frances McDormand "En İyi Kadın Oyuncu" ve Chloé Zhao ise "En İyİ Yönetmen" ödülünün sahibi oluyor. Yani 6 adaylığı bulunan film üç ödül ile geceye damgasını vurdu diyebiliriz. Şimdi filmle ilgili detayları daha yakından inceleyelim.





Nomadland kelimesi dilimize "göçebe" olarak çevriliyor. Her şeyini kaybeden altmışlı yaşlarındaki bir kadının karavanıyla birlikte yaşadığı göçebe hayatı ele alıyor. Film boyunca karavanında yaşayan, geçici işlerde çalışan ve kendisi gibi göçebe olan insanlarla tanışan Fern'in hikayesini izliyoruz. Konunun en özet hali bu. Kocasını kaybeden ve memleketini terk ederek evsiz kalan Fern'in hikayesi aslında acınaklı ya da duygusal bir mesaj içermiyor. Sanırım filmde en çok sevdiğim yönlerden biri bu oldu. Böyle bir durumla baş başa kalan insanın nasıl hayatta kaldığını ya da nasıl yaşadığına tanık oluyoruz bence hepsi bu. Film tür olarak drama türünde ama bence diğer drama türündeki filmlerden bu yönüyle ayrıldığını düşünüyorum.


Konu göçebe hayatını tercih eden Fern'in hikayesi olunca "Ev" kavramı filmde geçiyor. Ev ile ilgili bazı cümleler oldukça anlamlıydı benim için. Hemen sizlerle paylaşmak istiyorum. Karavanda yaşamasını yakın çevresindeki insanların aşağılamasına karşılık verdiği cevap : "Evsiz değilim. Sadece bir 'evim' yok. İkisi farklı şeyler". diyor. "Ev bir kelime midir, yoksa içinde taşıdığın bir şey mi?" sorusu da filmde eminim çoğumuza "Ev nedir?" sorusunu düşünmeye sevk ediyor olabilir. Karavan da Fern'in yuvası. Diğer tanıştığı bir çok göçebe hayatı tercih eden arkadaşların evi gibi.


Aslında "Nomad yaşam tarzı" Amerika'da oldukça yaygın. 2018 yılında Washington Post'un haberine göre bir milyon Amerikalı karavanda yaşamayı tercih ediyor. Karavanda yaşamayı tercih etmesinin sebebi maddi zorluklar, dört duvar içinde yaşanılan hayattan sıkılmak ya da diğer sebepler olarak karavanı tercih ediyorlar. Durum böyle olunca aslında "Nomadland" filmin konusu oldukça ilginç bir konu. Zaten hayatın bir parçası. Dediğim gibi bu durumu dramatikleşmeden olduğu gibi şartları yansıtması izleyiciyi bana göre yakalıyor.





Ayrıca filmde hoşuma giden diğer detayların sahibi Chloé Zhao. Yönetmen gerçekten muazzam bir iş ortaya koyuyor ki bunu ödülle taçlandırıyor zaten. Özellikle yol sahnelerine bayıldım. Fern'in yakın çekiminde neler yaşadığını ya da neler hissettiğini ekran başında hissettim. Yani bana filmdeki tüm duygular geçti diyebilirim. Geniş çekimler de bir o kadar başarılıydı. Kısacası manzara, görüntüler ve insanların diyaloglarındaki o yakın çekimler hepsi muhteşemdi.


Kitap uyarlaması film olsun dizi olsun genelde ilgimi daha çok çekiyor. Nomadland filmi de Jessica Bruder'in Nomadland: Surviving in America in Twenty- First Century (Göçebe: Yirmi Birinci Yüzyılda Amerika'da Hayatta Kalmak) adlı kitabının uyarlaması. İlk olarak 2017'de yayınlanan kitap, New York Times tarafından "Önemli Kitap" olarak adlandırılıyor. Kitap uyarlamasıyla başarılı olan bu eserin film uyarlamasıyla da en prestijli ödülün sahibi olması gerçekten anlamlı. Her ne kadar yakın çevremdekiler film hakkında olumsuz konuşsa da ben beğendim. Sizler de merak ediyorsanız şimdiden iyi seyirler diliyorum.

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör