• Merve Ulusal

Geçmiş Nisan'larda Kadınlar

Konuşmanın bile olmadığı, ilkelliğin en temel döneminde doğurgan olduğu için 'Tanrıça' diye anılan kadın, günler ilerledikçe cinsel köle olarak satılmaya, dünyaya gelen kız çocuklarını canlı canlı gömmeye ya da nehirlere, ırmaklara atılması noktasına gelmiştir.

Geçmişin en karanlık döneminde 'Tanrıça' olan kadın gün geçtikçe var olan tüm haklarının elinden alınması durumunu kabullenmek zorunda kalmış, 'Kadın Hakları' ile özgür olacağına inanan kadınların ise, ellerinden hakları alınmış ve susturulmaya çalışılmıştır.

Bunun yanında elbette susmayan, söylenenlere kulak asmayan kadınlarımız da var. Mustafa Kemal Atatürk, ''Tarlalarda erkeklerle birlikte çalışan, kasabalarda pazar yerine giden, yumurta ve tavuğunu satan, ondan sonra kendisine gerekenleri bizzat satın alan, çalışmalarının hepsinde kocalarına yardımcı olan kadınlar!.. Ben bu kadınlar arasında kocalarından daha iyi işten anlayanlara ve hesap yapanlara rastladım.'' demiş.

Bu yazımızda, Nisan ayında tarihe ilklerle adını yazdırmış, davasından vazgeçmemiş kadınları, ülkemizde ve dünyada kadınlara verilen hakları okuyacaksınız. Unutmayın, ''Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.''


1 Nisan 1965


Günümüzde kendi adını taşıyan bir kozmetik firması olan Helena Rubinstein'in vefatı.


Zengin bir tüccar ailesinde doğdu. Aile baskısından bunalıp amcasının yanında Avustralya'da çiftlikte çalışmaya başladığı dönemde işçi kadınların yüzlerinde fark ettiği ilk şey maruz kaldıkları toz ve fazla güneşten ciltlerinin bozulmuş olmasıydı. Yanında getirdiği kremlere kadınların cildini iyileştirince, bu kremlerin üretimine başladı. Ardından Sidney'de bir güzellik merkezi açtı. Burada kazandığı paralarla Londra'ya gitti. Bu şehirde 1908'de açtığı ünlü güzellik merkezinin ardından büyük şöhrete kavuştu. 1912'de Paris, 1915'te New York salonlarını açtı.






3 Nisan 1930


Kadınların belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı Belediye Kanunu'nun kabul edilmesiyle tanındı.

Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar. Seçimler, Eylül başından Ekim’in 20’sine kadar sürdü. Şehir meclislerine girebilen kadınlar arasında İzmir seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkası’nın iki kadın adayı olan Hasana Nalan ve Benal Nevzat Hanımlar ile, İstanbul seçimlerinde CHF adayı olan Rana Yaver, Seniye Hanım, Latife Bekir Hanımlar vardır.


Bu seçimlerde Artvin ilinde belediye başkanı seçilen Sadiye, "Türkiyenin İlk Kadın Belde Belediye Başkanı" olmuş ve bu görevi iki yıl yürütmüştür. Türkiye’nin ilk kadın il belediye başkanı ise çok partili siyasal yaşama geçildikten sonra seçildi. 3 Eylül 1950 tarihinde yapılan yerel seçimlerde 27 üyesi bulunan Mersin Belediye Meclisine seçilen Müfide İlhan, ilk kadın il belediye başkanı oldu.





Kadınlar oy vermek için sıra beklerken






4 Nisan 1913


Osmanlı'nın ilk feminist dergisi Kadınlar Dünyası yayımlanmaya başladı.


Kadınlar Dünyası, Balkan Savaşları sonrasında yayın hayatına başlayan ve 1921'e kadar yayında kalan kadın dergisi

Derginin imtiyaz sahibi kişisi Nuriye Ulviye Mevlan Civelek'ti. Kadın yazarlar tarafından çıkartılıyordu. Kuruluş amacı ise genel olarak kadın haklarını ve özgürlüklerini artırmak, kadınların bilinçlenmesini sağlamak ve onların çalışma ve sosyal yaşamda etkin olmasını sağlamak idi.

Bağımsız ve dayanışmacı kadın mücadelesinin Osmanlı’daki öncü örneği olan dergi, yalnız kadın yazarlara açık olması ve okurlarından gelen mektuplara geniş yer ayırması ile dikkat çekicidir.

Kadınlar Dünyası, “feminizm” kelimesini de kullanır ve feminizme dair tartışmalara geniş yer verir. Dergiye erkekler tarafından yöneltilen, feminizmin yabancı kökenli bir kelime olduğu, dolayısıyla “bu kültüre ait bir kavram olmadığına” dair eleştirilere karşılık ise, “telgraf”, “tramvay” gibi kelimelerin de Türkçe olmadığı, fakat herkes tarafından benimsenip kullanıldığı yanıtını yayımlar.


Bugün tüm kopyaları Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı arşivinde bulunmaktadır.



6 Nisan 1983


Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın milletvekillerinden Fakihe Öymen'in vefatı.


Kadınların ilk defa oy kullanabildikleri ve seçilme hakkına sahip oldukları 1935 seçimlerinde TBMM’ye girmek için adaylığını koydu.


İstanbul'dan aday oldu ve İstanbul milletvekili olarak TBMM'ye girdi.








7 Nisan 1140


İmparatoriçe Matilda İngiltere'nin ilk kadın hükümdarı oldu ve "İngiliz Leydi" unvanını aldı.


Matilda, Anarşi olarak da adlandırılan iç savaş döneminde meşru İngiltere Krallığı hükümdar kraliçe olduğunu iddia etmiş ve kral olarak taç giymiş olan Stephen ile karşı çıkıp ortaya çıkan anarşik savaşta İngiltere'nin güney kısmını yönetmiştir.







9 Nisan 1932


Adana Asliye Ceza Mahkemesi’nde Türkiye’nin ilk kadın hakimi olarak göreve başlayan Mürüvvet Hanım, daha sonra Adana Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki göreviyle de bir ilke imza attı.










Sonradan Bursa Asliye Hukuk Yargıçlığına da atanacak olan Türkiye'nin ilk kadın hakimi Mürüvvet Yener’e o dönem Bursa Cezaevi’nde yatan hepimizin yakından tanıdığı şair Nazım Hikmet aşık olmuştur.




Kim bilir belki de "Sevdalınız komünisttir /on yıldan beri hapistir" dizelerini Nazım, Mürüvvet Hanım için yazmıştır.



11 Nisan 1930


Sultanahmet’te büyük kadın mitingi yapıldı. Türk Kadınlar Birliği'nin düzenlediği mitingde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınması kutlandı. Mitinge katılanların çoğu erkekti.




13 Nisan 1933


Yüksek Mühendislik Mektebi'ni bitiren Sabiha ve Melek Hanımlar, Türkiye'nin ilk kadın mühendisleri oldu. İki kadın mühendis, kura sonucu Ankara ve Bursa Bayındırlık Bakanlığına atandı.

Sabiha Hanım Atatürk’ün şu sözlerini vurguluyor: ''Atatürk o yıllarda eğitime çok önem veriyor ve kız çocuklarının da mutlaka eğitim alması gerektiğini sürekli olarak vurguluyor, destekliyor ve bu yönde çalışmalar yapıyordu. Kadınların estetik yeteneğinin farkında olan Atatürk’ün isteklerinden biri de kadınların inşaat mühendisliğinde de yer almasıydı.''

Sabiha Hanım aynı zamanda İTÜ’nün ilk kadın öğrencisi, Türkiye’nin ilk kadın voleybolcusudur. Fenerbahçe Voleybol Takımı’nda kaptanlık yapıp 1929 senesinde şampiyonluk yaşamıştır.

Arkadaşı Melek Erbul ile birlikte 1933 yılında Yüksek Mühendis Mektebi’nden mezun olduklarında şimdi ne yapacaklar sorusuna Güreyman “Herkes ne yapıyorsa biz de onu yapacağız” diye cevapladı. Sabiha Hanım’ın lugatında erkeklerden geri kalmak yoktu, aksine daha da başarılı olmak vardı.

Yer aldığı ilk proje Ankara’da yeni bir köprü inşaatıydı. Sabiha Rıfat Güreyman’ın bu projede yer almasının nedeni eğitim hayatı boyunca sergilediği başarıydı. Güreyman köprü inşaatına katıldı, şantiyede yaşadı ve yağmura çamura aldırış etmeden işini yaptı.


Belki de hayatının en değerli ödüllerinden birini aldı bu inşaatta Güreyman. Köprünün bitimine kadar oradaki insanlarla samimi ilişkiler kurdu, kendini sevdirdi. Beypazarı halkı ona teşekkürünü köprünün adını “Kız Köprüsü” koyarak etti. Bu köprü sayesinde Güreyman’ın adını artık daha çok kişi öğrenmişti.





15 Nisan 1943


Türk yazar Pınar Kür doğdu.


Edebi kimliği ve yasaklanmış kitapları ile tanıdığımız, yazar, çevirmen ve akademisyen Pınar Kür, yazarlığın oyunculuğa göre daha ev içinde yapılan bir meslek olması nedeniyle ona yöneldiğini vurgulayan yazar, “Kadınların mesleki anlamda gelişmesi her zaman engellendi. O yüzden hep evden sıkmadan, kapalı yerlerde üretmemiz gerekti. Bu yüzdendir ki, ilk kadın romancılar hep isimlerini gizli tuttu. Kendi imzalarıyla roman yayınlamaya çok geç başladılar” sözleriyle mesleki anlamda kadın olmanın zorluklarına vurgu yapıyor.

Turgut Özal döneminde çıkartılan yasa nedeniyle Asılacak Kadın ve Bitmeyen Aşk kitapları yasaklanarak dava konusu edildi. Eleştirmenlerce Türk edebiyatın bir dönem noktası sayılan Asılacak Kadın ve Bitmeyen Aşk romanlarının dört yıl boyunca satılamadığını anlatan Pınar Kür, sonunda tam suçlamalardan beraat etmiş olsa da, bu dönemde çok yıprandığını söylüyor. Kendisiyle aynı dönemde, aynı tarzda romanlar yazan Selim İleri ve Demir Özlü gibi yazarların kitaplarının toplattırılmadığını dile getiren Kür, kadın yazar olmanın kabul gördüğünü fakat ''Kadın haliyle bunları yazıyor'' zihniyetiyle epey uğraşmak zorunda kaldığın belirtiyor.

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör