• Gündelik Ajanda

Müzik Dinleme Aletlerinin Tarihsel Gelişimi


Müzik Dinleme Serüveni: Tarihsel Gelişim


Müzik hayatımızın önemli bir parçası ve hepimizin bildiği gibi ruhumuzun gıdası. Neşeliyken, hüzünlüyken, heyecanlıyken, umutsuzken, yorgunken, kitap okurken, spor yaparken.. Her ana, her hissiyata eşlik edecek bir melodi vardır. Öyle güçlü bir etkisi var ki bu melodilerin tedavi yöntemi olarak bile kullanılıyor, müzikle terapi olarak. Peki müzik dinlemeye ne zaman başladık, müzik dinleme amacıyla hangi araçları kullandık, gelin bu güzel melodileri bizlere ulaştıran araçların tarihsel gelişimine bakalım.


Çok eskiden müzik dinlemek herkesin yapabileceği bir şey değilmiş, o zamanlarda ülkelere köle olarak getirilmiş kişilerden sesleri güzel olanlar çalgıcılarla birlikte konaklara çağrılıp canlı müzik dinletileri yapılırmış. Tabi bunu hali vakti yerinde olan kesim yaptırabiliyormuş sadece. Gramofonun icadıyla müzik herkes için ulaşılabilir hale gelmeye başlamış yavaş yavaş.


Gramofon


Gramofona herkesin müzikle buluşabilmesini sağlayan ilk alet diyebiliriz. Gramofonun temeli Thomas Edison'un "phonograph" adını verdiği 1877 yılındaki icadına dayanıyor aslında. Hem ses kaydı yapabilen hem de kayıtları çalabilen ilk müzik aleti. Gramofonda müzik dinlemek için taş plaklar kullanılıyor ve sadece bir şarkı kayıt edilebiliyor taş plaklara. O dönemde bu insanlar için muhteşem bir yenilik, zaman geçtikçe popülaritesi artıyor. Popularitesiyle birlikte bazı handikapları da var tabi. Çabuk çizilen, yıpranan, kolayca kırılabilen plaklar, plaklara zarar veren gramofon iğnesi gibi..



Fotoğraf: kate-happylemon.blogspot.com



Pikap


Zamanla gramofona farklı özellikler eklenmesiyle ortaya çıkan bir müzik aleti pikap. Şimdilerde nostaljik dokusu nedeniyle evlerde dekoratif olarak kullanılan ya da gerçekten plak koleksiyoneri ve pikap tutkunu olan insanların vazgeçemediği pikaplara Gramofonun portatif hale getirilmiş şekli denilebilir. Elektrik motorlu olması, borazan kısmı yerine amfi ve hoparlörünün bulunması, zaman zaman plaklara zarar veren iğneli kısmın daha hafif olması gibi farklılıkları bulunuyor. Plaklar da eskisine göre çok daha dayanıklı malzemeden yapılmaya başlanıyor bu dönemde. İlk plakların iğneleri daha iyi olsa da belli bir zaman sonra değiştirilmesi gerekiyordu, aşınıyordu. "Elmas Uç"lu iğnelerin plaklara eklenmesi için birkaç sene daha geçmesi gerekti. Elmas Uç denilen iğneler aşınmıyordu ve değiştirmek gerektirmiyordu. Ayrıca pikap bir ses kaydının en net halini dinleyebileceğiniz müzik aleti olmuştur. Halen eski plakları dinlerken o netliği ve doğallığı deneyimleyebilirsiniz.



Fotoğraf: Unsplash/shutters_guild



Manyetik Bantlı Teyp


Pikaptan sonra teypler girdi hayatımıza. İki şeffa makaradan oluşuyor, dolu olanındaki bandın boş olana sarılıyor, bittiğinde bandın diğer tarafını çevirmek gerekiyordu dinlemek için. İlk teypler çalışması için kullanılan pillerin de maliyeti nedeniyle oldukça pahalıydı. Teknolojideki gelişmelerle birlikte yüksek ses kalitesine sahip ve daha uygun fiyatlı modelleri çıktı. Önceki cihazlardan farklı bir özelliği vardı teyplerin, ses kaydı! Kendi sesinizi kaydedip tekrar tekrar dinleyebiliyor, gönlünüzce şarkılar söyeyip kendinize konserler verebiliyordunuz :) İnsanların bugüne kadar karşılaşmadığı bir şeydi bu, bu nedenle de oldukça ilgi çekti ve diğer cihazlara karşı öne çıkardı teybi. Kasetli teypler çıktığında da hangimiz evlerimizde kasetlere kendi seslerimizi kaydetmedik, kaset bantları birbirine girdiğinde kurşun kalemle çevirerek düzeltmeye çalışmadık ki :)



Fotoğraf: broadcasterinfo.net



Walkman/Discman


"Yürüyen Adam", "Yürüyüşçü", "Yürü Adamım".. Nasıl tercüme ederseniz edin sonunda aynı yere çıkıyor. Müzik dinleme kavramını alıp bambaşka bir yere taşıyan cihaz walkman oldu. İnsanlar artık yürürken, koşarken, gezerken, otobüsteyken ne zaman isterse istesin müzik dinleyebilecekti. İlk Walkman Sony tarafından üretilmişti ve fiyatı neredeyse 500 doların üzerindeydi, 3.500 TL'ye walkman. Aslında düşününce şuanda da cep telefonlarına bu paranın çok daha fazlasını verebiliyoruz, o zamanın da teknolojik yenilikleri bu cihazlardı, ilk fiyatları çok şaşırtıcı değil diye düşünüyorum bu nedenle. Birkaç yıl içerisinde fiyatları oldukça ucuzladı. 90'lı yıllarda walkmanın kardeşi discman girdi hayatımıza. Yine ilk modeli Sony tarafından piyasaya sürüldü. Bu dönemlerde dijital kayıt platformlarının da gelişimiyle discman hayatımızın önemli bir parçası oldu. İstediğimiz şarkıcıların istediğimiz şarkılarını, albümlerini, birkaç farklı şarkıcının birkaç albümünü bile CD'lere karışık olarak yükletip dilediğimiz zaman, dilediğimiz yerde portatif olarak dinleme fırsatımız olmuştu. Türkçe Pop 100, Yabancı Rock Karışık, Yüzüklerin Efendisi Film Müzikleri.. Bu ve benzeri isimlerle hazır doldurulmuş olarak satılan CD'leri hepimiz hatırlarız bence :)



Fotoğraf: Unsplash/floschmuaezz



MP3 Çalar


Teknolojinin önlenemez gelişimiyle birlikte discmandan çok kısa bir süre sonra MP3 çalarları bulduk kulaklarımızda. Müziğin dijital ortamda MP3 dosyaları halinde sıkıştırılması yepyeni bir ortam yarattı müzik dinlemek isteyenler için. MP3 formatına sıkıştırılmış 100'lerce şarkıyı bu minik cihaza aktarıp dilediğiniz yerde dinleyebiliyordunuz artık. Kaset, cd gibi ilave mekanizmaya gerek olmadan hem de, döndürme fonksiyonu olmayan ilk müzik cihazı diyebiliriz MP3 çalarlara. MP3 çaların üzerindeki ekran hangi şarkıyı dinlediğinizi gösterirken, flash bellekli, ses kayıt özelliği olan, radyolu versiyonları da bulunuyordu.


Fotoğraf : pinterest/SonyBizde



Teknolojinin gelişiminin sınırı yok demiştik. 5-10 yıl arayla hızlı bir şekilde değiştirdiğimiz, yenisine adapte olduğumuz müzik dinleme cihazlarının çoğu artık kullanılmaz hale geldi. Gramofon ve pikaplar koleksiyoner kitleleri tarafından halen talep görse de cd çalar, walkman, mp3 çalar gibi cihazlar dönemlerindeki popülaritelerini gittikçe kaybettiler, şuan yok denecek kadar azdır belki de kullanan sayısı. Artık her ihtiyaç için farklı cihaz kullanmaktansa hepsini bir arada sunabilen cihazları tercih ediyoruz. Akıllı telefonların bir anda hayatımıza girmesiyle aslında bu ihtiyaç karşılanmış oldu ve her geçen gün farklı bir konuyu daha telefonlarımızla halledebiliyoruz. Aslında düşündüğümüzde akıllı telefonlar hayatımıza gireli yaklaşık 10 yıl olmuştur. Her zaman hayatımızın bir parçası gibiydi gibi hissediyoruz değil mi? Bu bizim hayatımızı kolaylaştıran şeylere hızlıca uyum sağlama yeteneğimizden ve yönelimimizden kaynaklanıyor belki de. Bahsettiğim müzik aletlerinin gelişimi de aynı bu şekilde olmuş aslında, hızlıca birinden diğerine geçmişiz müzik dinlemek için. Teknolojik gelişmeler elbette çok faydalı ama ben hala walkman dinlediğimiz, kaset bantlarını kurşun kalemle düzelttiğimiz, istediğimiz şarkıları heyecanla cd'lere doldurttuğumuz zamanlara özlem duyuyorum :)

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör