• İrem Metin

Küçük Kara Balık'a Farklı Bir Bakış


Çizim: İrem Metin



“Bu derenin döküldüğü yeri, asıl kaynağını bulmak istiyorum. O yöne yüzeceğim. Uzun zamandır sadece bunu düşünüyorum. Bundan dolayı gece boyunca gözümü bile kırpmadım. Kararımı verdim, buradan başka yerlerde neler olduğunu, hayatın nasıl olduğunu bilmek istiyorum.” diyor küçük kara balık, cesaretle ve özgürce.


Peki sen en son ne zaman hiç kimseye sormadan, cesaretle ve hür iradenle kararlar verdin?


Karar vermek gerçekten insanın tüm benliğiyle ve iradesiyle tek başına yaptığı seçimlerken, neden buna bir başkasını dahil etmek ilk akla gelen?


Çünkü karar vermek demek, arkasında durabileceğin cesaretin ve kendine gösterebileceğin şefkatin olması demek. Çünkü karar vermek demek, özgür olduğunu bildiğin kadar, kararlı olman gerektiğini de bilmek demek.


İşte tam da bu yüzden biz insanlar karar verirken arkasına sığındığımız limanlar yaratırız zihnimizde. O limanlar bazen bizim için birer demet cesaret eker, bazen sırtını okşayarak şefkat gösterir ama giderken bir tutam özgürlüğünü de almayı ihmal etmez. Halbuki, insanın kendine gösterdiği şefkati de, cesaretlendirdiği yüreği de, özgürce vereceği kararları da vardır. Ama korkar, ödemek zorunda kalacağı bedellerden korkar. Unutmayalım; kendi mutluluğumuz için bu bedelleri göze almamız gerekir.


Samed Behrengi’nin yazdığı "Küçük Kara Balık" her ne kadar çocuk kitabı gibi gözükse de, yetişkinlerin özgür olması, kararlarının peşinden gitmesi için yazılmış minik bir hediye. Siz de küçük kara balık gibi cesur olmak istemez miydiniz? O zaman hediyenizi hayatınızın içinden çekin ve alın. Tek başınıza! Demem o ki, kendiniz küçük, dünyanız büyük olsun.


“Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni denizler keşfedemez.”

Andre Gide.


0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör