• Yağmur Kaya

Japonya'da Şans Getirdiğine İnanılan Objeler ve Hikayeleri Part.I

Farklı kültürlerdeki batıl inançlar değişik bir yerden ilgimi çekiyor. Şans getirdiği, pozitif enerji verdiği düşünülen inançları öğrendiğim zaman, fırsatım varsa ve denk gelirse uygulamak hoşuma gidiyor, hem bu bazen bazı korkuları yenme şansı da doğuruyor. Japonya'da da çok farklı inanışlar var ama asıl merak ettiğim ve bulmaya çalıştığım bu inanışların nereden geldiği. Yaptığım kısa araştırmalarla derlediklerim ve en çok hoşuma gidenler:



Daruma


Darumalar, Japonların "sabır" diye tanımladıkları birer maket bebek. Gözleri boyanmamış olarak satın alıyorsunuz, dileğinizi tuttuğunuzda tek gözünü boyuyorsunuz ve dilediğiniz gerçekleştiği zaman diğer gözünü boyuyorsunuz.



Daruma Bebekler

Fotoğraf: chopsticksontheloose.com



Daruma bebekler Ganbaru ruhunun hatırlatıcısı olarak görünüyor, yani gayret. Hayat hiçbir zaman durağan değil, sürekli yokuşlar ve tuzaklar var ve ara sıra tökezlemek herkes için kaçınılmaz. Yola devam etmekse kişinin gayretine bağlı. Japon özdeyişi "Nana korobi ya oki: yedi kere düş, sekiz kere kalk" ın somut hali gibi bu bebekler.


Bebeklerin benzediği karakter ise Bodhidharma'ya bağlanıyor. 5.-6. yüzyılarda yaşadığına inanılan, Zen okulunun Çin'dek kurucusu keşiş. Bodhidharma'nın 9 sene boyunca gözleri açık şekilde duvara bakarak meditasyon yaptığına inanılıyor ve aydınlanmaya olan inancı, bir süre sonra kollarını bacaklarının ortadan kaybolmasına neden oluyor, geri de korkusuz ve zen ruhu kalıyor. Bu inanıştan yola çıkıldığı için de Daruma bebekler vücutsuz olarak yapılıyor.


Bodhidharma

Görsel: www.lionsroar.com



Maneki Neko


Bu el sallayan minik kedileri Sherlock izleyenler 1.sezon 2.bölümünden hatırlayacaktır. Şans, bolluk ve bereket çağırdığına/getirdiğine inanılan "Çağıran Kedi"ler.



Fotoğraf: Craft Yuuki



Anlatılan birçok hikayeden en fazla bahsedilen, çağıran kedinin zengin bir lordun hayatını kurtarması. Japon bir rahip, kedisi ile tapınakta yaşar ve kıt kanaat geçinmesine rağmen yiyeceklerini kedisi ile paylaşırmış. Fırtınalı bir gün, zengin lord uzakta bir ağacın altında otururken, kedinin el sallayarak kendisini tapınağa çağırdığını düşünmüş. Lord hareket ettiğinde ise saniyeler önce oturduğu yere yıldırım düşmüş ve bu sayede kedi onun hayatını kurtarmış olmuş. Lord da kediye ve sahibine bunun karşılığını ödemek için de tapınağa yüklü bir miktar bağış yapmış ve böylece dolaylı da olsa kedi tapınağa bolluk, bereket getirmiş.


Kedinin sol patisi havada ise bu iş, müşteri çağırdığı anlamına; sağ eli havada ise para ve zenginlik getirdiğine inanılıyor.


Bizdeki erkek organı ön planda olan bereket heykellerinin Japonya'daki karşılığı gibi de düşünebiliriz çağıran kedileri.



Ahşap Maneki Neko heykeli, 19. yy ortaları, Japonya.

Fotoğraf: Japaneseaesthetics/Tumblr



Koinobori


Kağıt veya kumaş üzerine sazan desenleri çizilerek yapılan uçurtmalar. "Koi"(sazan balığı) ve "Nobori" (afiş-filama) kelimelerinin birleşmesi ile oluşuyor. Koinoboriler Tango no Sekku'da (Japonya'da her 5 Mayıs'ta gerçekleşen, çocukların kişiliklerine saygı duymak ve onların mutluluklarını kutlamak için yapılan ulusal bayram) kullanılıyor.



Fotoğraf: Le Polyèdre



Filamalar savaş alanlarında samurayla tarafından kullanılırdı, dolayısıyla gücü simgeleyen bir yanı var. Sazan balığı da akıntıya karşı savaşabilen en güçlü balık olarak biliniyor ve Japonya'da ruhani bir yanının olduğuna inanılıyor. Koinoboriler bu sayede çocuklara önüne çıkan engeller karşısında güçlü olmalarını, büyük hedeflere doğru ilerlemelerini aşılayan sembolik bir anlama sahip. Gelenek ilk başladığı zaman yalnızca erkek çocuklar için yapılan festival zamanla kız çocuklarını da kapsamaya başlamış. Japoncada bir de koi no takinobori (鯉の滝登り (carp climbing the waterfall) diye bir deyiş varmış, yani şelaleye tırmanan sazan. Bu da yine kararlılıkla başarıya ulaşmayı anlatıyor.


Filamaların en üstünde dalgalanan en büyük siyah koi ailenin babasını, altındaki biraz daha küçük kırmızı koi ailenin annesini, onun da altındaki mavi ve yeşil koiler ise ailedeki çocukları temsil ediyor. İkiden fazla çocuk olması durumunda mor ve turuncu renkte koiler de filamaya ekleniyor. Geleneğin tam olarka ne zaman başladığına dair kesin bir tarih olmamakla birlikte, evrilerek 700 yıldan fazladır devam ettiği biliniyor.



Fotoğraf: Le Polyèdre


0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör