• İrem Metin

İstanbul’un Bazı İlkleri


Beyoğlu/Tünel istasyonunda trenden inen yolcular | 1961 | Kaynak: Salt Beyoğlu



Tatillerde en sevdiğim şey uzun soluklu okumalar yapmak. "İstanbul'un İlkleri ve Enleri" kitabı ise kitaplığı karıştırırken karşıma çıkan, ilk gözüme çarpan ve çokça ilgimi çeken bir kitap oldu. Okumadan biraz düşündüm, yaşadığım yer İstanbul ama ne kadar biliyordum, bitirirken de içimden şunu geçirdim; bilmeden yaşıyormuşum. Sizin için kitabın ilk yarısından en çok ilgimi çeken ilkleri derledim. Keyifli okumalar.



İlk İzler


İstanbul'da insan yaşamına dair ilk izler Yarımburgaz Mağarasında bulunmuştur. 2001 yılında 1.derece arkeolojik-doğal sit alanı olarak kabul edilen mağara, Küçükçekmece Gölü'nün yaklaşık 1.5 km kuzeyinde, Kayabaşı yolunda bulunmaktadır. 300 bin yıl öncesine kadar giden izler, neolitik* ve kalkolitik** çağlarına aittir. Bu izler mağaranın tapınak ve barınak olarak kullanıldığına işaret etmektedir. Bugün mağarada bulunan bazı veriler İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.





*Cilalı Taş Devri veya bilimsel adıyla Neolitik Çağ (Yeni Taş Çağı), tarih öncesi çağlardan biridir. Bu dönemde (MÖ 8000-5500) önceki devirlere göre daha sert ve daha düzgün taş aletler yapılmıştır.

**Taş aletler yanında bakırın da kullanılmaya başlamasından dolayı Kalkolitik Çağ olarak adlandırılan bu dönem, Geç Neolitik Çağ'ın bir devamıdır.




İlk Metro


İETT Arşivi, 1950



1871-1876 yılları arasında Galata ile Pera arasını bağlayan Tünel, İstanbul'un ilk metrosu dur. 1863 de kullanıma açılan metro aynı zamanda dünyanın en eski 3. yer altı toplu taşımasıdır.




İlk Hapishane


Anemas Zindanları, Ayvansaray | www.eskiistanbul.net



Girit Seferi sırasında Arap kumandanı Abdülaziz el-Kuturbi rehin alınarak İstanbul'a getirilmiş. Burada Hristiyan olan Kuturbi, artık Anemas olarak anılmıştır. İmparator Aleksios’a suikast düzenlemeye çalışan Anemas yakalanmış ve gözlerine mil çekerek kör edilme cezasına sürülmüştür fakat imparatorun kızı Prens Anna, Anemas'a aşık olmuştur. Prens Anna, Anemas’ın kör olmasına engel olmuş ve ceza olarak kuleye hapsine karar verilmiştir. O vakte kadar sıradan olan kule, Anemas’ın cezası ile hapishaneye dönüşmüştür. İsmini ise Anemas’dan alan hapishanenin tam adı "Anemas Zindanları"dır. Bu yapı, Bizans döneminden günümüze dek ayakta kalabilen tek yeraltı zindanıdır ve aynı zamanda Tekfur Sarayı'nın bir parçasıdır.




İlk Yurt Dışına Giden Eser




İstanbul ilk olarak Latinler tarafından 13 Nisan 1204 de işgal edilmiştir. 3 gün süren yağmalama, 57 yıl süren işgal 1261 yılında bitmiştir fakat bu süreçte birçok eser yurt dışına götürülmüştür. Bugün Venedik'te San Marco Kilisesinin kapısında duran dört at heykeli en değerli eserlerden biri olarak görülmektedir. Bu eser Sultanahmet'te bulunan Hipodrom meydanından alınmıştır.




İlk Kahve ve Kahvehane


Eski İstanbul Kahvehanesi | Constantinople Cafe Turc



Aslında ilk kahve İstanbul'a 1551 yılında getirilmiş, ancak Tophane Gümrüğünden içeri sokulmamıştır. Sonrasında ilk kahvehane 1552-1554 yılları arasında, Tahtakale'de Halepli Hakem ve Suriyeli Şems tarafından açılmıştır. Açılan ilk kahvehanede insanlar kahve eşliğinde sohbet eder, tavla ve satranç oynarmış.





İlk Gazete



Türkiye de ilk gazete de İstanbul'da çıkarılmıştır. Fransızlar tarafından yayınlanan, Fransız Elçiliği Basımevi'nde 1795 yılında basılan gazete "Bulletin des Nouvelles" dil olarak da fransızca yayınlanmıştır.




İlk Fuar


Sergi-i Umumi-î Osmanî için inşa edilden geçici fuar binasının ön cephesi, 1863



"Sergi-i Umumi-i Osmani" adı ile anılan ilk fuar, 3.500 metrekarelik alana yayılan, 3 kapılı, 13 pavyondan oluşan geçici bir yapıdır. Sultanahmet Meydanı'nda günümüzde park olarak kullanılan alana, 28 Şubat 1863 yılında inşa edilmiştir. 5 ay açık kalan fuarı 150 bin kişi ziyaret etmiş, ziyareti arttırmak ve ulaşımı kolaylaştırmak için taşıtlarda %50 lere varan indirimler yapılmıştır.




İlk Balo




İngiliz elçisi tarafından 1829 yılında düzenlenen balo, Haliç civarında demirli bekleyen Blonde firkateyninin içerisinde yapılmıştır. Baloya devlet memurlarıda davet edilmiştir. 1856 yılında fransız elçiliğinde düzenlenen baloya ise ilk kez bir padişah (Sultan Abdülhamid) katılmıştır.

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör