• Firuze Alpaydın

Imposter Sendromu ve Cinsiyet Eşitsizliği: “Başarılı mıyım yoksa şanslı mı?”


3 x HVID 1:1:1 | Kirsten Justesen



Elde ettiğiniz başarıların bir tesadüf olduğunu düşündüğünüz oldu mu hiç? “Şansım yaver gitti, yoksa yapamazdım.” ya da “O bana yardım etmemiş olsaydı başaramazdım.” diye geçirdiniz mi hiç aklınızdan?


Eğer bu yanılgılara kapılmıyorsanız şanslısınız. Çünkü ‘Imposter’ ya da Türkçe ismiyle ‘Sahtekarlık Sendromu’ denen bu durumdan muzdarip olan kişi sayısı hiç de az değil. Tahminlere göre nüfusun %70’i bu kaygıyı yaşıyor ve elde ettiği başarıların kendi emeği, eğitimi ya da zekasının sonucu değil de bir tesadüf sonucu olduğunu düşünerek içten içe bulunduğu konumu haketmediğine inanıyor.


Peki, yapılan araştırmalara göre bu sendromdan en çok kadınların muzdarip olduğunu söylesem... Şaşırır mıydınız? Kadınların da erkeklerin yaptığı her mesleği, sporu yapabileceği vurgusu sadece son birkaç yılda yapılmaya başlamışken, kadınlar olarak doğduğumuzdan beri “elimizin hamuruyla” her işe karışmamamız gerektiği zihinlerimize kodlanırken; evde, işte, okulda, sokakta kadınlar olarak yapabileceklerimiz ve yapamayacaklarımız toplumun çizdiği net çizgilerle belirlenmişken... Şaşırdığınızı sanmıyorum.


Maureen Zappala, yıllarca NASA’da çalışmış bir bilim kadını. Bir roket bilimci! Imposter sendromu deneyimini şöyle anlatıyor: “Yıllarca NASA'nın beni sadece ‘bir kadını işe almış olmak için’ işe aldığını sanıyordum. Kendimi hep yetersiz hissettim. Kendimi kanıtlamak için uzun saatler boyunca çalıştım. Yardım istemekten çok korkuyordum çünkü şayet düşündükleri kadar akıllıysam yardıma ihtiyacım olmamalıydı ve her şeyi kendi başıma halledebilmeliydim!”


Psikologlar, kadınlarda bu sendromun daha sık görülmesini kadınların etrafında daha önce o başarıyı elde etmiş kadın örneklerinin olmamasına ya da çok az olmasına bağlıyor. Hatta bu sebeple belli bir azınlığa/marjinalize edilmiş gruplara mensup kadınlarda sendromun görülme olasılığı, diğer kadınlara göre daha da fazla. Siyasette, şirketlerin tepe yönetimlerinde daha önce “kendisi gibi” birini görmemiş olan kadın, kendisinin de o konuma gelmesinin imkansız olduğu yanılgısına kapılıyor. Temsiliyet bu sebeple büyük önem taşıyor.


Eğer siz de bu sendromdan muzdarip biriyseniz, size yetersiz ve sıradan hissettiren sisteme karşı başarılarınıza sıkı sıkıya sarılın. Bu durumu arkadaşlarınıza, ailenize ya da bir uzmana anlatın. En önemlisi, yalnız olmadığınızı bilin!

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör