hani cumaları her şey güzel olacaktı

Saate baktım öğlen olmamıştı henüz, sevindirici ama artık günlerin, ayların veya saatlerin önemini kaybettiği garip bir zaman dilimine girmiş gibiydik. Ne yetişmem gereken bir yer vardı, ne teslimi yaklaşan bir proje, ne sınav tarihi, ne bekleyen birisi, ne dışarısı, ne içerisi, tüm her şey burada olup bitiyordu, yani haşlanmış harikalar diyarında.


Sabah üst kattan gelen matkap sesiyle uyandım. Bir haftadır devam eden çalışmaları bitmedi hala. Saatin çoktan öğleyi geçtiğini düşünüp, yarım yamalak açtığım gözlerimle Vincent’a baktım. Biraz daha uyumak istediğimi geçirdim aklımdan. Uyku böyle bir şey galiba, tel cambazının tel üstündeki durumu gibi. İnce zaman aralıklarında uyumayı veya uyanmayı başarırsan muhteşem, düşmeden karşıya geçmiş olursun, dengeni kaybedip yalpalamaya başlarsan dengede kalmak için daha çok uğraşırsın ama evrenin bilinmeyen birinci kuralını atlıyoruz, ne kadar çok etki etmeye çalışırsan tepkinin büyüklüğünü de artırırsın. Sen dengeni kuramadan aşağı düşmüş bulabilirsin kendini. Böyle oldu. Kendimi zorladım ve bir şekilde yataktan çıktım ama kendimi aynı hissetmiyordum, belki yakın geçmişte bir portaldan geçmiş olabilir miydim? Saate baktım öğlen olmamıştı henüz, sevindirici ama artık günlerin, ayların veya saatlerin önemini kaybettiği garip bir zaman dilimine girmiş gibiydik. Ne yetişmem gereken bir yer vardı, ne teslimi yaklaşan bir proje, ne sınav tarihi, ne bekleyen birisi, ne dışarısı, ne içerisi, tüm her şey burada olup bitiyordu, yani haşlanmış harikalar diyarında.

End of an Era diyor yabancılar buna. Yani bir devrin bitişi. Sahiden bir devir bitmiş miydi ve her şey göz açıp kapama süresinde mi gerçekleşmişti. Hiçbir fırtına gördünüz mü? Çok küçükken bir tane görmüştüm, rüzgar ağaçları bile kökünden koparıp uçuruyordu, reklam levhaları elektrik direkleri devrilmişti. Tabi o zamanlar evimde güven içinde olduğum için bunun anlamını bilemiyordum. Yıllar sonra bunun anlamını öğrendim. Önce mavi gökyüzü kararmaya başlar, etrafı kara bulutlar sarar. Sonra yavaşça rüzgarın çıktığını hissedersin. Köpeklerin huzursuz havlamaları yükselir. Kendi içinde de o huzursuzluğu fark edersin. Rüzgar şiddetini artırırken yavaşça bir adım atarsın. Sonra bir adım daha, sonra bir adım daha ve adımların birbirini takip eder. Belki arada saklanıp sığınabileceğin korunaklı bir yerin de hayalini kurabilirsin, ev gibi mesela. Ama bu fırtınanın orada olduğu gerçeğini değiştirmez. Fırtınanın gözüne girdikçe gerilim artar, tansiyon yükselir artık sesler daha boğuklaşır, görüş alanın daralır, eylemler ve düşünceler birbirine karışır rüzgarda savrulan şeyler başını döndürür ama sen oradasın ve bir adım daha atarsın.

İşte bütün yüzey gerilimlerine ve sürtünme katsayısının artmasına rağmen oradasın ve son bir adımınla fırtınanın gözüne ulaşırsın. Fırtınaya dair bildiğin her şeyi unuttuğun bir yer ve bir anda her şey durur.

Rahatsızlık verici matkap sesleriyle sabah meditasyonumu yapıyorum, kahvaltı hazırlıyorum kendime, birkaç sayfa bir şeyler okuyorum, biraz oyun oynayıp, biraz dizi izliyorum, biraz ukulele çalıyorum, evin içinde adımlıyorum, koltuktan sıkılınca masaya geçiyorum, sonra mutfağa, sokaktaki kedileri izliyorum. Canım sıkılınca bir kahve daha koyuyorum. Yeni bir youtube kanalı keşfediyorum, yapmama gerek olmayan tonlarca şeyi aklımdan geçiriyorum, odanın içine vuran gün ışığının renginin değişiminden havanın kararmakta olduğunu fark ediyorum. Whatsapdan gelen mesajlara bakıyorum, çıkıp biraz yürüyüş yapmaya karar veriyorum, sonra çıkıp yürüyorum. Eve döndüğümde matkap sesleri gelmiyor artık. Güzel ılık bir duş alıyorum, biraz daha ukulele çalıyorum ve karşı binanın bahçesinde keşke bir de limon ağacı olsaydı diye geçiriyorum içimden. Sonra tıpkı şarkıdaki gibi hiçbir şey olmamaya devam ediyor ve ben merak ediyorum ta ki her şey olup da sen merak edene kadar.

Akşam olmuş ve hangi filmi izlesem diye düşünürken üzerimde okulun son cumasının tatlı acı mutluluğunu hissediyordum. Gerçekten hani cumaları her şey güzel olacaktı? Not: Bu yazı, sıkıcı bir cuma gününe adanmıştır, sıkıcı cuma günlerini çok seviyorum.

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör