• Firuze Alpaydın

Doğa Alarm Veriyor: Suçlu Biz Miyiz Sistem Mi?


Fotoğraf: beeple-collect.com



“İnsan doğanın katilidir.” İlk bakışta doğru bir önerme gibi; değil mi? Gelin bugün, doğal dengenin bozulmasından bireyi sorumlu tutan söylemleri biraz irdeleyelim ve soralım: Yaşam tarzımızı, gündelik basit alışkanlıklarımızı bile sistem belirliyorken; suçlu biz miyiz sistem mi?


İklim krizi başta olmak üzere günümüz ekolojik sorunlarından bireyi sorumlu tutan düşüncelere çok rastlar olduk. Biz de haliyle kendimizi suçluyoruz, tüm insanlık adına doğadan özür diliyoruz, hepimizin elinde bir file; plastik poşet kullananları bakışlarımızla ayıplıyoruz. Bambu diş fırçaları, kahve termosları, geri dönüştürülmüş çöp poşetleri… Plastik atıklardan kurtulmak için 3 öneri, su tasarrufu yapmak istememizin 5 nedeni.. Yani, bir dakika… Dişimizi fırçalarken suyu her seferinde kapatmış olsaydık; duşta birkaç dakika daha az kalsaydık, bunlar gelmez miydi başımıza? Nehirleri, denizleri gerçekten sen ve ben mi kirlettik?

Tüm bu fikirler, dünyadaki her insanın benzer yaşam koşulları olduğunu ve herkesin karbon emisyonu üretimine benzer oranda katkıda bulunduğunu varsayıyor, problem de tam burada başlıyor. Oysa bugünkü veriler bize şunu söylüyor: dünyanın en zengin %1’lik kesiminden herhangi bir insan, dünyanın en fakir %10’luk kesiminde yer alan herhangi bir insandan 175 kat daha fazla karbon emisyonuna sebep oluyor.* En zengin %10’luk kesim, neredeyse tüm küresel karbon emisyonlarının yarısından sorumlu. Su meselesine gelince; evsel su kullanımı, dünyadaki toplam su kullanımının yalnızca %11’ine denk geliyor. Su tüketiminde başı %71 ile tarım sektörü çekiyor.** Yani sürdürülebilir tarıma geçilmediği sürece, senin duşta birkaç dakika az kalman tek başına çok büyük fark yaratmıyor.


Tüm bunlar sürdürülebilir alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz gerektiği anlamına kesinlikle gelmiyor. Tam tersi; bizler gündelik alışkanlıklarımızı daha temiz, daha yeşil, daha güvenli olacak şekilde güncellerken alışveriş yaptığımız büyük zincirlerden, yaşadığımız ülkelerin yönetimlerinden, çalıştığımız şirketlerden de köklü değişimler talep etmeliyiz. Göğsümüze dolacak temiz bir hava, kana kana içeceğimiz kimyasalsız bir su, afiyetle yiyeceğimiz plastiksiz gıdalar bizim hakkımız; sizce de öyle değil mi?


*www.oxfam.org

**www.sutema.org

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör