• Yağmur Kaya

Claude Monet: Bahçelerin Büyüleyici Renk Paleti

Claude Monet 14 Kasım 1840 doğumlu, modern resim sanatındaki devrimci hareket olarak bilinen Empresyonizm yani izlenimciliğin öncüsü Fransız ressamdır. Empresyonizm 19. yüzyılın yarısında, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Fransa'da ortaya çıkan, resimle birlikte edebiyatta ve müzikte de görülen bir sanat akımı.


Sanatçı resimlerinde klasistler gibi tüm detayları ayrı ayrı işlemez ama yaptığı fırça darbeleri ile gördüklerini tuvale o kadar başarılı aktarır ki, arka planda da, resmin odağında da neler olduğunu ilk bakışta sezersiniz.


Aslında Monet resme ilk başladığında daha gerçekçi resimler yapıyor, hatta bir süre yaptığı karikatürler ile gelir elde ediyor ama zamanla akademik standartların dışında çalışmaya başlıyor. Eugène Boudin ile tanıştıktan sonra, ondan öğrendikleri ile birlikte Plein air, yani açık hava ressamlığına yöneliyor. Ona göre tüm doğa resimleri yapıldığı yerde bitmeliydi. Böyle olduğu içinde izlenimcilikte hareket halindeki objeleri yakalayıp, detaylı çizimlerini yapmaya ve renkleri karıştırarak onları yapacak doğru renkleri elde edecek vakit de olmadığı için, resimler fırça darbeleri ile yapılıyor. Bu şekilde doğanın kendine özgü anları daha hızlı yakalanıp tuvale aktarılabiliyor. Zorlayıcı açık hava koşullarından dolayı da Monet, (hava soğukluğu, toz boyaların uçması ve karışması, tuvali uçuran rüzgar, objelerin hareket etmesi vs.) hiçbir resmini tamamlayamadığından yakınıyordu.


Akımın adı Empresyonizm nereden geliyor?


Ancak tabi ki yeni başlayan her akım, sanattaki her devrim gibi toplum ve eleştirmenler tarafından sıkça eleştiriliyordu. Bu kaygıları gidermek adına empresyonist sanatçılar 1874'de bir sergi düzenlediler. Sergideki tablolardan biri de Monet'nin Impression, Soleil Levant (dilimize "İzlenim, Gün Doğumu olarak geçmiştir ancak Felsefeci Mustafa Hazım Bayka'ya göre doğru çevirisi "Doğan Güneş"dir).



Impression, Soleil Levant, 1872



Sergiye gelen eleştirmenlerden biri Monet'in bu tabloya verdiği ismi gülünç buluyor ve sergideki aynı akımı benimseyerek üretim yapan tüm sanatçılara "Empresyonisler" adını veriyor. Aslında yapmak istediği şey ressamların tablolarının altını yeterince doldurmadığını ve geçici bir anı resmetmeyi yeterli bulduklarını öne sürerek alay etmek ve küçük düşürmekken, zamanla bu aşağılama unutuluyor ve akım "Empresyonizm", "İzlenimcilik" olarak bilinmeye başlıyor. Böylece de Monet'in bu tablosu akıma hem ismini veriyor, hem öncülük ediyor. "Impression, Soleil Levant" günümüzde Paris'teki Musée Marmottan Monet'de (Marmottan Monet Müzesi) sergileniyor.



kokina ismi nereden geliyor?

La gare Saint-Lazare (The Saint-Lazare Station), 1877


Eleştirmenler empresyonizmin resim tekniğinden, seçilen kompozisyona, hatta öncülerin arasında kadınların yer almasına kadar her şeyine tepkiliydiler. İlk sergiden sonra 1876 yılında haftalık bir gazetede çıkan yazıda şöyle geçiyordu:


"La Rue le Peletier bir felaketler sokağıdır. Operanın yanmasından sonra, işte size ikinci bir felaket daha! Durand Ruel’de, içindekilerin resim olduğu ileri sürülen yeni bir sergi daha açıldı. İçeri giriyorum ve ürkmüş gözlerim korkunç bir şeyle karşılaşıyor. Aralarında bir de kadın bulunan beş veya altı deli, yapıtlarını sergilemek için bir araya gelmişler. Bu resimlerin karşısında gülmekten katılanlar gördüm. Ama, ben onları görünce içim kan ağladı. Bu sözde sanatçılar kendilerini devrimci, 'Empresyonist' olarak tanımlıyorlar. Bir tuval parçası alıyorlar, bir de boya ve fırça, tuvale rastgele birkaç renk lekesi atıyorlar, ortaya çıkan şeye de imzalarını basıyorlar. Bu insanların, yolda buldukları taşları elmas sanarak toplayan tımarhane delilerinden pek bir farkı yok.”

(Sanatın Öyküsü/E.H.Gombrich/Bölüm 24)



Sonraki Dönemlerde Monet


1890'da Giverny'de geniş araziye sahip bir ev satın aldıktan sonra, resimlerini ağırlıklı olarak burada düzenlediği bahçelerde ve nilüfer göletlerinde yapmaya başlıyor. Sekiz dönümlük bahçesini Japonya'dan sipariş ettiği söğüt ve zambaklarla, nilüfer göletleri ile, sardunyalar ve daha bir çok bitki ile cennete dönüştürüyor ve zamanının çoğunu da bu bahçelerde geçiriyor ve büyük boyutlu duvar tabloları yapmaya başlıyor.



Nilüferler, 1914



Nilüferler ve Mavi Zambaklar, 1914



1908'de ise Monet'in gözleri bozuluyor, önce tek gözü katarakt iken, 1912'de iki gözüne de katarakt tanısı konuyor. Bu hastalık Monet'in yaptığı resimlerdeki netliği ve renk seçimlerini de etkiliyor. Yaklaşık 24 sene ara ile yaptığı aynı sahnenin tablolarına bakınca hem görüşündeki keskinliğin azaldığı, hem de renk seçimlerinin ne kadar etkilendiği kendini iyice belli ediyor.



Nilüferler ve Japon Köprüsü, 1899



Nilüferler ve Japon Köprüsü, 1923



5 Aralık'ta ise 86 yaşında akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Giverny’deki ev ve oradaki sanat eserleri, Monet'in mal varlığı ile birlikte 1966 yılında Marmottan Müzesi’ne bağışlanıyor. 1980 yılından itibaren ise Giverny'eki ev Monet'nin evi olarak ziyarete açık.



Not-1


Ünlü sokak sanatçısı Banksy'nin 2005'te yaptığı "Bana Monet'yi Göster" adlı eser geçtiğimiz Ekim ayında 7 milyon 551 bin 600 sterline (yaklaşık 10 milyon dolara) satıldı. Tablo, Monet'in Nilüferler ve Japon Köprüsü tablosunun, alışveriş arabası ve trafik konisi ekleyerek Banksy tarafından yorumlanmış hali.



Show Me The Monet, 2005



Not-2


2012 yılında İstanbul'da Sakıp Sabancı Müzesi'nde açılan "Monet'nin Bahçesi" adlı sergiye online ve ücretsiz olarak ulaşmak mümkün. Buraya tıklayarak Sakıp Sabancı Müzesi'nin internet sitesinde serginin hikayesini, sergide yer alan eserleri ve kapsamları açıklamalarını, Monet'in hayatının zaman çizelgesi olarak anlatımını ve birçok bilgiyi görebilirsiniz.

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör