• Neslişah İnan

Cinsiyete Dayalı Siber Şiddet


Görsel: instagram.com/unwomenturkey



Cinsiyete dayalı siber şiddet hakkında ne biliyoruz?


Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet çok biçimlidir; fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik olabilir. Zarar verecek eylemlerde bulunma tehdidi de şiddet olarak ele alınır.


Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet; ev içi şiddeti, eş/partner/flört şiddetini ve siber şiddeti kapsar.


Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet; insan hakları ihlalidir ve ayrımcılıktır!


Tüm dünyada, yaş ne olursa olsun, toplam nüfusun yarısı artık çevrimiçi. COVID-19 sebebiyle insanlar evlerinde ve çevrimiçi platformlarda daha fazla vakit geçiriyor. Ancak bu yaygınlaşma cinsiyete dayalı siber şiddeti de beraberinde getirdi.


Özellikle sosyal medyada aktif olan kadınlar, cinsiyetlerine dayalı kadınlık özelliklerine ve güvenliklerine yönelik tehdit ve kötü yorumlar almaktalar. Israrlı takip, siber taciz, cinsel içeriklerin ısrarlı paylaşımı, kişinin rızası dışında bilgilerinin yayılması da siber şiddet olarak değerlendirilir.


BM “Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Siber Şiddet- Dünya Geneli Acil Eylem Çağrısı” raporundaki verilere göre;

  • Tüm dünyada kadınların çevrimiçi şiddete maruz kalma ihtimali erkeklere oranla 27 kat daha fazladır.

  • Kadınların 73’ü en az bir kere çevrimiçi istismara maruz kalmıştır.

Siber şiddette fail partnerimiz, yakınımız, eşimiz veya tanımadığımız bir yabancı olabilir. Adsız hesap veya sahte isimler kullanarak da bu şiddeti uygulayabilirler.


Failler veya taktikler değişse de siber şiddette amaç; kadını/kız çocuklarını utandırmak, aşağılamak, kadınlık özelliklerine hakaret etmek, güvenliklerini tehdit etmek, korkutmak, susturmak veya onlara yönelik saldırılar için başkalarını cesaretlendirmektir.


UN Women “Sen De Bir #ateşböceği Yak” kampanyası ile kadınların siber şiddet ile ilgili farkındalığını arttırmayı amaçlıyor. https://atesbocekleri.info/ adresinde yer alan testi çözerek, siber şiddete maruz kalıp kalmadığınızı ölçebilir, sonrasında kılavuzu okuyarak konu ile ilgili bilgi düzeyinizi arttırabilirsiniz.


Biz de sizin için küçük bir test hazırladık. Bu soruların biri veya birkaçına yanıtınız “evet” ise siz de siber şiddete maruz kalıyorsunuz demektir:

  • Rızanız dışında, sosyal medyada hakkınızda yanlış bilgi yayıldı mı?

  • Rızanız dışında, fotoğraf/video gibi içerikleriniz başkasıyla paylaşıldı mı?

  • Dijital platformlar aracılığıyla istemediğiniz, sizi rahatsız eden mesajlar alıyor musunuz?

  • Rahatsız edici cinsel içerikli mesaj/fotoğraf/video size gönderiliyor mu?

  • E-mail veya sosyal medya hesaplarınızın şifresini paylaşmanız için zorlanıyor musunuz?

  • E-mail veya sosyal medya hesaplarınızın şifresi kırıldı mı?

  • Çevrimiçi platformlarda hareketlerinizin akışı takip ediliyor mu?

  • Özel hayatınızla ilgili uygunsuz sorular/yorumlar yazılıyor mu?

  • Cinsel veya fiziksel tehdit içeren, saldırgan mesaj/yorum alıyor musunuz?

  • Paylaşımlarınızdan sonra nerede olduğunuzu tespit edip, sizi takip eden oldu mu?

  • Rızanız dışında, bazı yazılımlarla, bilgisayarınıza/telefonunuza ve kişisel dosyalarınıza erişildi mi?

Unutmamalıyız ki çevrimiçi şiddet, çevrimdışı şiddetin devamı ya da öncülüdür!

  • AB’deki genç kadınların (18-29 yaş) % 18’i siber cinsel taciz yaşamıştır.

  • Siber taciz yaşayan kadınların %77’si, eşinden/partnerinden çevrimdışında da en az bir tür cinsel veya fiziksel şiddet yaşamıştır.

Biliyoruz ki her türlü şiddetten arındırılmış bir hayat, kadınlar ve kız çocuklarının güçlenmesi ve eşit olarak toplumsal hayat içerisinde yer almalarının ön şartıdır.


Siber şiddete maruz kaldığımızda ne yapıyoruz?


Siber şiddete maruz kalan kadınların çoğunlukla saldırı içerikli mesajları sildikleri, sosyal ağ hesaplarını gizledikleri/sınırladıkları, takip eden kişiyi engelledikleri ve yarım talebinde bulunmadıkları belirtilmiştir. Yardım istememelerinin sebepleri ise kimden/nerden yardım alacaklarını bilememeleri, başkalarına söylemeye çekinmeleri ve korkmalarıdır.


Böylece, kadınlar cinsiyete dayalı siber şiddeti önemsizleştirme veya normalleştirme eğiliminde olabilmektedir.


Peki ne yapmalıyız?

  • Herhangi bir arama motorunda (Google vb.) kendiniz arayın. Aramanızda kendi isminizi tırnak içinde arayın (“İsim Soyisim” gibi). Çıkan sonuçlara bir bakın.

  • Aynı şekilde telefon numaranızı da arama motorunda aratın ve sonuçlara bakın.

  • Herkese açık olmasını istemediğiniz bilgileri uygulama ayarlarından değiştirin.

  • Temel ve herkese açık sosyal medya profillerinizde hakkınızda serbestçe ulaşılabilen bilgileri gözden geçirin.

  • Sosyal medya hesaplarınıza başka bilgisayarlardan girdiğinizde çıkış yaptığınıza emin olun.

  • Kullandığının sosyal medya hesaplarında kırılması zor şifreler belirleyin. Şifreniz en az 12 karakter içersin! 3-4 kelimeyi rastgele art arda sıralayıp şifrenizi oluşturabilirsiniz

  • Şifrelerini en fazla 6 ayda 1 değiştirin.

  • Aynı şifrenizi farklı uygulamalarda kullanmayın.

  • Şifreleriniz saklamak için bir şifre yöneticisi programı kullanın.

  • Özel fotoğraflarınızı ve bilgilerinizi korumak için telefonunuzu ve bilgisayarınızı şifreleyin.

  • Bilgisayarlarınızın kamera bölümünü kullanmadığınızda bir etiketle kapatın.

  • Telefonunuzdaki ve kullandığınız her uygulamadaki konum belirleme ayarlarını her zaman açık tutmayın.

  • Oyun vb. uygulamalara facebook ya da mevcut google hesabınızdan girmek yerine bunun için yeni bir mail adresi yaratın.

  • Sosyal medya uygulamalarının kötüye kullanım bildirme araçları var, bunları kullanın!

  • Herkese açık alanlardaki ortak wifi ağları çok güvensizdir, zorunda kalmadıkça kullanmayın.


Velev ki siber şiddete maruz kaldınız:

  • Failin kimliğini belirlemek için bilgi toplayın ve olayları belgeleyin. Ekran görüntülerini alın. Bir dizi olayı belgelemek, polise veya mahkemeye, yasal bir takip veya taciz tanımına uyan bir davranış şeklidir.

  • Tacizin gerçekleştiği web sitesine veya uygulamaya durumu raporlayın.

  • Twitter ve sosyal medya hesaplarından faili teşhir etme kararı alabilirsiniz.

  • Yaşadığınız süreci güvendiğiniz insanlarla paylaşın, bir kadın danışma merkezinden destek alın.

  • Yasal süreçleri öğrenmek için konu ile ilgili çalışan avukatlar ile görüşün. Baroların Kadın Danışma Merkezleri-Komisyonları ile görüşün.

Başvurabileceğiniz kurumlar:


Polis Merkezleri, Jandarma Karakolları • Aile Mahkemeleri • Cumhuriyet Savcılıkları • Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) • Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlükleri • Belediyelerin Kadın Danışma Merkezleri • Baroların Adli Yardım Büroları-Kadın Danışma Merkezleri • Kadın Örgütleri


*Bu yazı; Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında hazırlanan TOPLUMSAL CINSIYETE DAYALI ŞIDDETIN BAŞKA BIR BIÇIMI: SIBER ŞIDDET dokümanı rehberliğinde hazırlanmıştır.

*BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KADIN BİRİMİ (UN WOMEN) Türkiye Ofisi tarafından yürütülen “16 GÜNLÜK AKTİVİZM – KADINLARA YÖNELİK ŞİDDETE SON" kampanyasını destekleme niyetindedir.

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör