• Şenay Ocak

Charlie Haden & Pat Metheny, Beyond the Missouri Sky Albümü Üzerine



"Ben senin yarattığın gökyüzünde değil, kendi yarattığım gökyüzünde özgürüm"


Kurallar, doğrular, yanlışlar ve öğretilen her şey bize kim olduğumuzu verir. Hayat içerisinde yıllarca didinsek de, onların verdikleri içinde var olmayı başaramayız. O kadar uzun süre bunu deneriz ki sonunda aykırı olanın içine bakarken, o da bizim içimize bakar. Derken güneş ışığı sızar ordan, aydınlatmak için oraya girer ve görmediğimiz şeyleri görür oluruz. Yepyeni bir dil öğreniriz kendimizden, sadece bizim bildiğimiz üstelik. Bir de bunu başkaları severse bu devrim olur işte.. Bunu başardığını düşündüğüm isimlerden biri Charlie Haden.


Yepyeni bir stil yaratan modern cazın yaratıcılarından Ornette Coleman ile çalışmış, onu anlamaya ve analiz etmeye çabalamış ama köklerini saldığı yer, kendi içi olduğu için orayı bırakmayıp, sahip çıkmış biri. Kontrabastaki ustalığı onun modernize edilmiş armoni duygusunda melodileri bulma oyununa yardımcı olmuş ve sonunda melodik ve samimiyet ile akmış ruhuna…


Pat Metheny, Amerikalı usta bir gitarist. Gitarı onun anı yakalama çabasına verdiği önemin ve çabanın belki de en önemli şahidi. Kariyerinin başında klasik caz gitaristlerini çok fazla vurgulasa da, onun arayışına giden yoldaki bir basamak olarak orada durur. Albümlerinde füzyon, caz rock ve progressive caz gibi türlere yer verirken, Charlie Haden’in samimiyetine inanıp, o da doğduğu yer Missouri'ye seyahat eder. Birbirlerini çok iyi tamamlayan ve müziği tek bir ruh haline getiren bu işbirliği, 1998 yılında "en iyi enstrümantal caz performans" dalında Grammy Ödülünü alır.


Bu seyahati albümde en iyi anlatan parça "Two for the road"↗. Ancak ikisi de gece yolculuğunu sevenlerden. Yol karanlıkta güzel onlar için. Ayı görmek ve izlemek istiyorlar. Yaz gecesi ılık bir meltem olsun ve ateş başında sohbet ederken, dostlarla gülüşme sesleri gelsin diye tüm özlemleri ama artık kimse aya inanmıyor, onu görmüyor diye isyanları. Ve daha önemlisi ayı büyük bir merakla izleyip onunla ilgili sohbet ettikleri kimseler de artık burada değil.


Yine de o zamana kadar topladıkları tüm güzel an ve anılar birer mücevher. Hayat bu, durağan değil ve herşey değişir. Dolayısıyla, coşku gelir hep hüznün ardından. Coşkuyu derinden Amerika yollarında hissedeceğiniz, müthiş klasik arabalar ile kendinizi kaybettiğiniz heyecanlı yolu özgürce anlatan müthiş parçalardan biri "Precious jewel"↗.


Yolda bazen kendini yitirdiğin anlar olur ve tam o zaman biraz soluklanıp akışı dinlersin ve arkasından el sallarsın, gururlu bir vedadır bu. Aldığın her şey baki, verdiğin her şey ise evrenin ruhu için bir armağan olsun istersin. Bu anlamda en etkileyici eser "He’s gone away"↗ gerçekten. Parçanın sonundaki yaylılar uğurlananın güzel bir yerde olduğunu bildiklerini farkettirecek kadar muazzam kullanılmış.


"Hakikatın sessizliği, yağmurun gözyaşının olmadığı anlamına gelmez" diyor ,"Tears of rain"↗ parçasında ikili. Metheny acının ağıdını sitarın derin tonuyla verir. Sitar, Hindistan’da klasik Hint müziğinde önemli bir yer tutar. İnançlarının temelinde müziğin kozmik duyguları şifalandırdığı vardır ve Sitar, Ravi Shankar’ın dediği gibi insanı meditatif ruha sokan ve onun acısına eşlik ederken ona yalnız olmadığını hissettiren önemli enstrümanlardandır. Aslında yağmurun gözyaşıdır toprağa can veren. Acı içinde kabuktan filizin çıkmasını zorlayan odur. Tek bir kaynağı vardır o da sevgi.


Albüm başlığında "Short Stories" açıklaması vardı ve onların kısa hikayelerinden dünyayı yeniden yaratmaları, tohuma filiz olmasını emreden yegane şeydi bence de.. Ve gökyüzü, her zaman mavi ve uçsuz bucaksız olacaktı belli ki. Ama hiçbirimiz kendi gökyüzümüzü yaratmadıkça orada özgür değildi…

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör