• Şenay Ocak

“Beni Öldürmeyen Şey Beni Delirtir” Lars Danielsson-Libera Me Albümü Üzerine


Fotoğraf: Jan Söderström



Dünya dizleri üstüne çökmüş, bizden merhamet bekliyor işitiyor muyuz? Olan biten tüm mucizelerine iyilik beklemiyor bile… Sadece kendi canını kurtarmaya çalışıyor. Anlatmaya çalıştıkça susturuluyor, söyledikçe sesi kısılıyor, vermeye çalıştıkça yağmalanıyor ve yine de yaptığınız her kötülük size dönecek diye haykırırken uykuları kaçıyor…


Yavrusuna koşulsuz sevgi duyan bir anne gibi, her türlü şeytanlıkla onun sevgisini gasp ettiğimiz halde bizi bekliyor idrak etmemiz için…Tanrı’nın inayetinin yüreklere su serperek öfkenin ateşini söndürebilmesi için…

‘’Ulaş bana’’ diyor ve ulaş ki sen kendi yüceliğini idrak et böylece ben bir alacaklı gibi yakana yapışıp seni dört duvar arasına kapatmayayım. Her şeyin başlangıcı ve sonu sensin ve tüm kutsal kitaplarda anlatılan ‘’son kıyam zamanı’’ dizlerimin üstünde senin için merhameti diliyor olmam aslında…


Lars Danielsson İsveçli bir kontrbasçı. ‘’Libera Me’’↗ albümünü Trompetçi Nils Petter Molvaer, davulcu John Christensen ve bir şarkıda konuk olan caz ve rock şarkıcısı Caecilie Norby ile kaydetti ve 2004 yılında piyasaya sürdü. Melodilerinde kullandığı doğu batı sentezi onun dünyaya bakış açısındaki derinliğin ifadesiydi. Armonik olarak sade ve doğallıktan yana olması ise dinleyenlere akışkan ve su gibi bir zamanı sunuyordu. Acelecilik ve ajiliteden çok uzak, içine dönük, kendiyle yüzleşen bir aranjman dünyası yaratılmıştı. İsveç’in yemyeşil dağları, kuş seslerinin sessizliğe karışan yankısı bizlere bir rüyanın en huzurlu yerini gösteriyordu.


Danielsson, müzikte teorik ve matematiksel bir dili değil, inançlarını, okuduklarını, yolculuklarını, hayal ettiklerini ustalıkla anlatan bir yönü sergilemişti. En çokta böylesine müzikler yapmasına vesile olan, ara ara tüm benliğinde hissettiği evrenin çektiği acıyı… İnsanın kırılgan geldiği dünyada nasıl acı çektiğini ve çektirdiğini sorgulamış ve yoldaki öğretmenlere teşekkür etmeyi de unutmamıştı. ‘’Newborn Broken’’ şarkısından ‘’Suffering’’ parçasına geçerken tüm bu yolculuğu anımsamıştı belki de… Ayrıca öğretmenini ‘’The Teacher’’ parçasıyla selamlamıştı. Kızdığımız, küstüğümüz, sevdiğimiz, nefret ettiğimiz o öğretmen sonrasında hayatta bizi biz yapandı. Öğretilmek istenen mesajı çabuk kavrar isek acı kısa sürer belki, ama hayat uzun sanırız yaşarken genelde; onu duymakta inat ederken… Acıya direndikçe yeni mesajlar buluruz, kendimizi yeniden yollara vururuz hatta ve bazen de Mecnun’un gözlerinin perdesine vuruluruz…


Bizi öldürmeyen acı delirtir. Ama biz kulak verirsek kendimize, ya suçlu ya güçlü oluruz. Hem de pes ederek, direnerek, umut ederek… Delirdiğimiz yer bizde çatlaklar, yaralar açar ve işte aydınlık tam olarak oradan içeri sızar.

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör