• İrem Yılmaz

ANLAR [ ilkbahar ]



  Mutlu olmanı istiyorum.

Şarkı* kulaklığımda çınladı. Bir ilkbahar günüydü. Işıl ışıl bir havada yürüyordum, çiçek açmış bir meyve ağacının fotoğrafını çekmiştim. Pembe çiçekler, açık pembe. Melodisinin insanda dans etme hissi uyandırdığını düşünmüştüm. Keyfim yerindeyse düşündüğümü hemen uygularım. Keyfim yerindeydi. Ellerimi kaldırıp dans hareketleri yapmıştım, sokak ortasında. İstanbul’un en işlek caddelerinden birindeydim, her zamanki güzergahımda yürüyordum. Günüm birden değişmişti.

Uç. Anneni yanında hisset.

Oldum olası şarkı sözleriyle istemsiz bir bağ kurarım. Bir şarkıyı ikinci kez dinlediğimde sözleri melodisinin önüne geçer ki -şarkıyla ilgili her şeyi hissedebileyim. Dikkatlice dinledim. Bu şarkının sözleri yaptığım dans hareketlerine yeni bir anlam yükler cinstendi. Çılgınlarcasına dans edememek, yüzde beliren acı bir tebessüm. Sonrasında şarkının hikayesinin de acı bir tebessümden yola çıktığını öğreniyorum. Tesadüf değil bu, elbette.

Ben gittim, ama sevgim gitmedi.

Şarkıda anlatılan tahminen hissettirdiğinden daha acı bir kayıp, kısıtlı ömrümde hayal dahi edemeceğim kadar acı. Benim hayatımın içinden geçen tüm hikayelerle kurduğum bağ da tahmin edilen daha acı. Hayatta yol ayrımları, gönül kırgınlıkları yaşanıyor -hep. Arkamda bıraktığım ve arkasında kaldığım insanlara

-hepsine değil, gerçekten özel olanlara- söylüyorum. Ben gidiyorum, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak çünkü hayat bir yolculuk ve bu yolculuk asla bitmiyor. Duruyorum, dinleniyorum dediğimiz o an’larda bile akmaya devam ediyor hayatlar -hayatlarımız. Benim sevgim ise ne zamanla, ne benimle birlikte yol alıyor. Hep aynı yerde kalıyor içimde, sadece şekil değiştiriyor.

Bazı sıcak anıların hayaletlerini hissettiğini biliyorum.

Video klibi izleyene kadar şarkıyla yakınlığımı belirli bir noktada tutmayı başarmıştım. Sonra aklımdan geçenler beni zihnimden vurdu. Birlikte bir yola çıkalım, ama öncesinde benim kendimi toparlamam gerekiyor, bana zaman ver. Zihnime yüklediğim tüm zamanları, mekanları geride bırakmalı ve öyle devam etmeliyim. Yol ayrımlarında yaşanan kafa karışıklıklarına yer yok bu yolculukta, her şeyi netleştirmeliyim.

Filmlerde gördüğümüz o eski araba bizi bulur mu, yoksa biz mi onu bulmalıyız? Tüm hisleri kaybediyoruz, onlara sarılalım. Zamanımız geçiyor, tutalım.

Mutlu olmanı istiyorum. Çocuk.


*Glass Animals - Youth

0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör